Bir önceki postumda bahsetmiş olduğum gibi kar ve yağmur yok ise genellikle giyinebiliyorum diye…
Eminim ki artık bana yavaş yavaş alıştınız! Kendi halinde son derece salaş bir giyim tarzım var ve ben bunu gerçekten çok seviyorum.
Üstelik bir de kot oldumu bambaşka hissediyorum. Geçtiğimiz günlerde de fotoğraflarda görmüş olduğunuz gibi kot olan ne varsa üstüme geçirdim ve mavinin sonsuzluğunu temsil edercesine çıktım dışarıya.
Üst üste kot giyinmeyi inanın ki seviyorum ve bir de ona uygun çorabım ve ayakkabılarım varsa deymeyin keyfime 🙂
Beni soracak olursanız şu aralar tatlı bir koşuşturma içindeyim. Bir tarafım Aşşk (cafe ) diğer tarafım ise blog olunca bu tatlı koşuşturma hali her daim oluyor.
Her neyse ben gerçekten iyiyim ve yine yeni planlar projeler ile meşgulum şu aralar bunun dışında İstanbul kazan ben kepçe durumları anlayacağınız..
Bu postun hikayesi yukarıda bahsettiğim durumuma pek uygun oldu! Şehrin içinde oradan oraya yetişmeye çalışan ben ve hallerim ile sizi baş başa bırakayım o halde sevgiyle…
Hepinize merhaba, İstanbul’da soğuk geçen ekim ayının tam tersi gibi Kasım…
Havanın daha soğumasını beklerken bir bakıyorsunuz bahardan kalma günlük güneşlik bir hava ile karşılaşıyorsunuz.
Bu yüzden ben de normal olarak ne giyeceğimizi tam olarak bilemiyoruz. Her an değişen havaya uyum sağlamak hem üşümemek hem de sıcaktan bunalmamak için doğru kombinlemeyi elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum.
Bu postumdaki kombin de tam da bu garip İstanbul havasına hitap ediyor. İçinde kısa kollu örme triko, altında gri – yeşil tonlarının hakim olduğu pantolunum, üstümde ise mevsime meyadan okuyan en büyük yardımcım taba renkli kabanım.
Burada stilimi tamamlayan detaylar ise şüphesiz ayakkabım ve ayakkabıya eşlik eden zıt renkli yeşil çoraplarım. Umarım siz de bu kombinimi beğenmişsinizdir.
Bu arada ben de yoğun olarak SnapChat’teyim! takip etmek isterseniz Onurollstyle yazmanız yeterli!