Artık yavaş yavaş kışa hazırlanıyor günler, havalar soğuyor gitgide..
Hal böyle olunca insanlarda soğumaya başlıyor belki de bilemiyorum?
Ama her şeye rağmen sıcacık yaz günlerinin yeniden geleceğine, her mevsimin kendine has ayrı güzelliği olduğunu kabullenmek gerekiyor.
Yağmur ve soğukta güzeldir. Yağmurda yürüyüş yapmak, köşe de duran bir kahve dükkanına gidip sıcacık bir kahve içmek, sevdiklerinize daha çok zaman ayırmak hatta ve hatta yaz boyunca okuyamadığınız kitapları okumak veya filmlerinizi izlemeniz için harika bir zaman olabilir değil mi?
Bu fikre bugün kapılmadım tabii ki, geçtiğimiz günlerde yağan yağmur bunları biraz olsun anımsamamı sağladı ve fotoğrafta o günen kalma üstelik.
Ben de bu düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim.
Yaşanılan tatsız olaylar neticesinde birçoğunuz gibi biz de etkilendik, üzüldük hatta çok korktuk!
Neyse ki herşey kontrol altına alındı da biz de şu an için nefes alabiliyor durumdayız.
Nefes demişken…
Yavaş yavaş kendimize geldiğimiz şu günlerde sevgili Deniz Saatcioğlu ile biraz toparlanmak içim Karaköy’ün yolunu tuttuk.
Yolunuz hiç Karaköy’e düştü mü?
Eğer düşmediyse, bunun için gerekli fırsatı yaratmanın tam zamanı. Özellikle şu günlede İstanbul’da keşfedilmesi gereken yerlendir Karaköy sokakları…
..ayrıca birbirinden renkli mekanlarıyla herkesin gözdesi haline gelen Karaköy, son birkaç yıldır gözle görülür bir değişim yaşıyor ve süreç henüz tamamlanmış değil. Fakat ara sokaklarda dolanın, daha önce tatmadığınız lezzetlerden tadın, yorgunluk kahvenizi için ve başka yerde bulamayacağınız tasarım ürünlerden satın alın. Mutluluk garanti. Karaköy gerçekten de şu sıralar İstanbul’da nefes alabileceğiniz sayılı yerlerden biri.