Kendimi bildim bileli Ege’ye olan aşkla yaşıyorum. Bu öyle bir aşk ki anlatılmaz hissedilir cinsinden hani..
Alaçatı’dan sonraki durağım Kuşadası oldu! Kuşadası’na yıllar önce gitmiştim ve onca sene geçmesine rağmen tadından hiçbir şey değişmediğini hakikatten beni çok mutlu etti.
Kuşadası’nı bilenler buranın bir liman olduğunu ve bu sebepten dolayı da özelliklerin büyük seyahat teknelerinin demir attığı yer olmasından dolayı özellikle belirli zamanlarda yabancı turistlerle dolu olan bir yer.
Hal böyle olunca da kendinizi farklı bir ülkede hissetmek gibi bir durumunuz olabiliyor.
Benim için özellikle denizi bambaşkadır. çok soğuk yada çok sıcak suyu sevmediğim için özellikle yaz tatili tatili için en ideal yerlerden biridir Kuşadası…
Gelelim benim ziyaretimin sebebine, malum yaz sezonu açıldı! Ve yaz sezonunun açılmasıyla beraber Kuşadası’nın da gerek halka açık gerekse özel plajlarıda açılmış durumda!!
Ben de oraya Budha Beach’in açılışı için gittim. özellikle gece hayatı sevenler için ise gece klubü de olan Budha kaliteli yaz geçirmek isteyenlerin uğrak yeri olmaya şimdiden başladı bile!
Herkese merhaba, baharın gelişini şüphesiz beraberinde gelen birbirinden güzel festivallerle karşılamak en güzeli!
Bizim işimizin bir parçasının da bu olduğunu düşünerek bahar bize de hoş geliyor doğal olarak. Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen 7. Alaçatı Ot Festivali’ne de Dora Magazin davetiyle gitmiş bulunduk.
Benim ilk Alaçatı deneyimim değildi fakat ilk ot festival deneyimimdi diyebilirim.
Ege’yi oldum olası sevmişimdir, İzmir benim için önemli bir yere sahiptir hep ve doğal olarak Çeşme ve Alaçatı’da o parçanın içerisinde yer aldığı için her defasında mutlu ve huzurlu geçiyor tatillerim.
Gelelim ot festivaline, Bu yıl 7.’si düzenlenen festivalin amacı, yörenin lezzetli otlarını tanıtmanın yanı sıra Alaçatı turizmini de hareketlendirmek.
Festivalin asıl teması bildiğiiz gibi Ege otları, gibi hem yararlı hem de pek bir lezzetlidir mesela Radika. Kavurması özellikle şahanedir.
Hafif haşlanıp, limon ve zeytinyağ ile lezzetlendirebilirsiniz. Bunun dışında benim en sevdiklerim arasında ise kesinlikle zeytinyağlı börülce ve enginar dolması geliyor.
Adı üstünde ot festivali hal böyle olunca bizde Alaçatı’ya başta aşağı kurulan tezgahları gezip kendimize uygun porsiyonlarda bu lezzetle hazırlanmış yemeklerden aldık ve yayıldık çimenler üstüne…
Şimdiden bir sonraki festivalin özlemini iple çekerken sizi muhteşem Festival’in fotoğraflarıyla baş başa bırakıyorum.