Herkese tekrardan merhaba, şu aralar postları yavaş giriyorum evet! Aşırı yoğun geçen iş ve projelerden kaynaklandığını size söylemem gerekiyor sanırsam. Her neyse yazılmayı bekleyen postların olması en azından iyidir deyip öyle avutsam da kendimi geç kalmışlığın nedeni yüzünden bir o kadar da kızıyorum kendime emin olun.
Milano’da fotoğraf makinesinin azizliğine uğradığımdan dolayı fotoğraf kalitesini beğenmediğim postlardan birini yazıyorum şu an! Öncelikle bunun için sizden özür diliyorum. Ama bir sürü kareden en azından kurtarabildiğim bu 3-5 fotoğrafı burada paylaşmasam da çok ayıp olur diyerek karşınızdayım. Umarım bunun için bana kızmazsınız.
The spring is my favorite season, especially April- the time of joy and fun, the nature has used its best tones to paint the trees when the purple clusters and redbuds are accompanied by the tulips which have decorated the green areas near the streets… I love it:)
Güneş yavaş yavaş ısıtırken içimi inceden şarkımı mırıldanıp baharı kutluyorum bir taraftan…
Yılın en sevdiğim zamanlanıdır. Nisan’ın yeri bambaşkadır benim için, çiçekler yeni yeni açmış, yeşilin en güzeli boyamış ağaçları bir taraftan mor salkımlar, erguvanlar ve yol kenarlarındaki laleler eşlik ediyor ya işte buna bayılıyorum!