top of page

Boş arama ile bulunan sonuçlar

  • REHAB

    Herkese merhaba,  bir önceki postumda bahsetmiş olduğum gibi bugün sevgili Tuba Ergin’nin defilesi için çok heyecanlıyım. Blog başlığında görmüş olduğunuz gibi koleksiyonun adı Rehab, koleksiyon ile alakalı olarak ilerleyen günlerde muhakkak bir şeyler yazacağım fakat daha fazla detay için bu akşam saat tam 20:00 ‘de beni sosyal medya hesaplarımdan  ve özellikle snapchat’te takip ederseniz siz de bu defileyi bir şekilde izlemiş olursunuz. Hepinize iyi haftalar, Onur EROL Snapchat / Instagram : @onurollstyle #sokakmodası #rehabtubaergin #onurerol #erkekblogger #snapchat #ınstagram #TUBAERGİNDEFİLE #newpost

  • Yunanistan Tatili: Skinos ile Atina

    Çeşme’de eğlence son gaz devam ediyor… Gündüz Flyinn’de denize girip güneşlendikten sonra akşam yemeği için Marge Butik Otel’in bizim için özenle hazırlamış olduğu yemeğe eşlik etmek için bahçeye kurulmuş uzun masada yerimi alıyorum.. Yenen keyifli yemek ve sohbet ardından Çeşme geceleri için başka bir hazırlığa girip geceyi ateşliyorum anlayacağınız. Saat gece yarısını çoktan geçmiş ve arkadaşlardan erken ayrılıp otele geri dönüyorum. Erken dediğime bakmayın saat 03:00! Otele varır varmaz valizi toparlayıp yeni bir yolculuk için hazırlığa başlıyorum. Saat 04:00’te daha önceden ayarlamış olduğum özel araç geliyor ve yaklaşık 45 dakikalık İzmir havaalanı yolculuğum başlıyor. Saat 06:00 İzmir Atina Uçağı için gerekli pasaport kontrollerinden geçip uçağımı beklemeye başlıyorum. O da ne! Uçak korkusu olan ben için, normal olarak asla tercih etmeyeceğim bir uçağa (pırpır) biniyorum gün yeni yeni aydınlanırken.. Neyseki sakinliğim üzerimde, genelde uçak yolculuğu öncesi genelde antidepresan ilacı kullandığım için gözümü Atina’da açıyorum. Yunanistan’a daha önce Dedeağaç, Kavala ve Selanik turu yapmama rağmen Atina beni daha heyecanlandırmıştı nedense…. Hava alanında İstanbul’dan gelecek ekibi bekliyorum ve her zaman ki gibi THY yine rotar yapıyor. Havaalanında bekleyenler bilir o saatler bir türlü geçmez! Defalarca kahve içiyorum, alamadığım uykumu valizimi yatak yaparak almaya çalıştıysam da bir türlü olmuyor işte 🙂 Her neyse o malum saatler geçiyor sonunda ekip sapasağlam iniyor ve buluşup Atina’nın merkezinde bulunan otelimize (Greco Palas Athena ) yeleşiyoruz. Bu oteli gerçekten çok beğeniyorum dışardan bakılınca çok ahım şahım olmasa da iç dekorasyonu ve odalar son derece güzeldi. Hızlıca yerleşip Burcu ile kendimizi Atina sokaklarına atıyoruz. Günlerden pazar, ortalıkta in cin birde biz top oynuyoruz neredeyse! Pazar olmasından dolayı herkes çekilmiş evine diye düşünüyoruz.  Şehrin en meşhur caddesi olan Kolanaki’de açık olan bir kafede soluklanıp Atina’nın kalbinde yükselen LYCABETTUS tepesine yol alıyoruz. Bu tepeye çıkmak için oldukça yüksek bir bayır, hatırlayamayacağım kadar merdiven ve sonrasında bir teleferik yoluculuğu yapmak gerekiyor. Tepeye çıktığımızda yorgun olsakta karşımızda bu eşsiz manzarayı görünce bir o kadar rahatlıyoruz. Bütün Atina tarihin izleriyle karşımda duruyorken bir o kadar heyecanlanıyorum. Her köşesinde tarih kokan bu yerde olmak, burada bulunmanın sevinci kaplıyor içimi birden. Vardığımız noktada bir klise ve kafe var. Klise’yi gezip instagram için bir fotoğraf çektirip kafe’de birşeyler içiyoruz. Kısa bir şehir turundan sonra Otele varıp üstümüzü değiştirip akşam yemeği ve Skinos ile tanışmak için The Clumsies adındaki kafe’ye gidiyoruz. Kafe gerek dekorasyonu gerek ise yemekleriyle oldukça hoşuma gidiyor. Bizim için hazırlanmış olan Skinos kokteyllerini sırasıyla götürüp başka bir lokasyonda partilemek için soluğu alıyoruz. Konu içki ve yurtdışı olunca bu işi ne kadar çok sevdiğimi bir ke daha anlıyorum. Oldukça yoğun bir gün programından sonra otele dönüyoruz. Sabah ilk hedef erken kalkmak oluyor. Çünkü; asıl Atina’ya geliş nedenimiz Skinos Mediterrane Cocktail Chalence yani Uluslar arası Skinos kokteyl yarışmasında Türkiye’den dereceye giren Osman Baycan’ı desteklemek ve yarışmayı izlemek olacak.. Sabah erkenden kalkıp kahvaltı faslını otelde bitirip öğlen için belirlenmiş barlarda tadımlar için yollara düşüyoruz SKİNOS HAKKINDA Skinos kokteyl yarışmasından bahsetmeden evvel önce bu içkiyi bilmeyenler için bira zbilgi vermek isterim… “Saf damla sakızı kullanılarak üretilen Skinos’un yapımında damla sakızı kristalleri, alkol , su ve şeker ile karıştırılıyor. Bu karışım 3 ay bekletildikten sonra hassas bir yöntemle damıtılarak içki severlerin karşısına çıkıyor. Berrak rengi ve her bir şişede en az 6/ 7 gram damla sakızından elde edilen tadların bulunuyor olması içkinin en öne çıkan özellikleri arasında. Akdeniz’in esintisiyle damla sakızını bir arada buluşturan Skinos içki severler için tam bir lezzet şöleni sunuyor. Farklı tadı ile ferahlatıcı da olan Skinos’u dilerseniz shot veya bol buzlu olarak içebileceğiniz gibi sıcak Akdeniz akşamlarında lezzetli kokteyllerinizde de kullanabilirsiniz.”yine… İlk durağımız Kolokotroni 9 adında şirin mi şirin bir bar oluyor. Burada kıdemli bar şefi bizim için bir kaç çeşit Skinos kokteyli hazırlayıp sunuyor. Özellikle bir likörün bu kadar hafif bir içki olcağını ve kokteyl olabileceğini düşünmüyordum taa ki bu nefis içeceklerin tadına bakana kadar. İçtiğimiz kokteyllerin bir çoğunda aroma ve içine kullanılan, gül kurusu, lavanta ve kekik gibi bitkiler beni benden aldığını söyleyebilirim. Altta bir kaç fotoğrafı görebilirsiniz. Uzun ama keyifli bar gezileri sonrasında akşaö hazırlığı için hızlıca otele girip hazırlanıyoruz büyük gün dakikalar sonra! Akşam için tüm hazırlıklarımızı yapıp Atina’nın en meşhur mekanı olan 360 Cocktail Bar’da yerimizi alıyoruz. Kendime yukarda gördüğünüz kokteyli hazırlatıp muhteşem terasın keyfini karşımda duran Akropolis’e karşı yudumluyorum. Osman bir taraftan telaş içinde sunumunu hazırlarken kendisini rahatsız edip beraber bir fotoğraf çektirmeden duramıyorum. Yarışmaya katılacak 8 farklı Barmenin sunumunu beklerken ilk sunumu bizi temsil eden Osman Baycan yapıyor. Bir barmen’in bu kadar titiz ve mükemmel olabileceğine şahit oldum demek istiyorum! Evet kesinlikle mükemmel bir şekilde hazırlamış olduğu sunumu izleyicilere anlatırken ondan fazla heyecanlanıyorum. DEMETER Osman Baycan’ın Skinos ile hazırladığı kokteylin adı Demeter, Yunan mitoojisinde duymuş olacağınız bu bereketin, mevsimlerin ve anne sevgisinin tanrıçasıdır. Osman, kokteylinde Demeter’den esinlenerek hazırladığı kokteyli hüznü ve sevincinden döktüğü yaşları sakız ağacının yaşlarına dönüştürüp oradan da akdenizin muhteşem tılsımlarıyla kokteyline yansıtarak ülkemizi son derece güzel bir şekilde temsil etti diyebilirim. Gece saatleri 24:00 vururken yarışma sonuçlanıyor ve yarışmanın birincisi  Argyris Vemianin oluyor. Olsun bizim içimiz çok rahat Türkiye olarak orada olmak ve o muhteşem sunumuyla ülkemizi çok çok iyi temsil etmek önemli olan değil mi? Yarışma jurisinde Dünyaca ünlü barmen Steve Schneider vardı. Gerçekten hepimiz için heyecanlı ve önemli bir yarışmaydı diyebilirim. Sonuç olarak o geceden yukarda gördüğünüz güzel kareler ve altaki fotoğrafta gördüğünüz yarışma birinci ve Steve ile güzel bir fotoğrafımız ile geceye son verdim. Bugün boş gün ve Atina gezimize kaldığımız yerden devam edebileceğiz! Sokak aralarına dalıyorum en güzel fotoğraf karelerini çekmek için şehirde dolaşan onca turist ile yarışırcasına fotoğraf makinesinin tuşuna basıp duruyorum. Şehir arasında turlarken  tarihle harmanlanmış ama biraz mahsum Atina’yı görüyorum. Ekonomik kriz kendini her adımda belli ediyor. Bir çok iş yerinin kapanmış kepenkleri sokaklara bakarken derin ve sessizce şiir okuyor gibi geliyor bana… Hayat devam ediyor… Bu hüzünlü tablonun yanında sokakta yine az da olsa hareket var! Oturup bir yerlerde yemek yiyor kahve içiyoruz. Yemek kültürümüz olduğu gibi aynı, kebaplardan dönere, helva’dan revani’ye kadar bilindik herşey burada. Tarihi kalıntılar, sokak aralarındaki kliseler arasında gözümüzü Akropolis Müzesine dikiyoruz. Buraya gelmişken kesinlikle uğranması gereken bir müze olduğunun altını çizmek istiyorum. Müze içinde fotoğraf çekmek yasak olduğu için burada ne yazık ki fotoğraf paylaşamıyorum. Fakat sokaktan güzel fotoğraflar altta yer alıyor. Umarım biraz olsun keyifle okumuşsunuzdur diye düşünüyorum. Burada olmayan birkaç fotoğrafa instagram’dan #SkinosMCC2015 veya SkinosMCCMacerasi taglarinden ulaşabilirsiniz. Bir önceki yarışma videosuna altaki linkten ulaşabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=VnBh0B4VNlM Hepinize sevgilerimi sunar bir sonraki gezi yazısında görüşmek üzere derim. #athenstour #onurollstyle #atinagezisi #skinosmcc2015 #trave #yunanistangezi #atinaturu #travel #athenstravel #skinos #skinosmccmacerasi

  • Milano'da Bir Gün - Un Giorno a Milano

    Milona postlarının en sonundan herkese merhaba! Milano’da kaldığım süreç içerisinde bana kapısını sonuna kadar açan sevgili tasarımcı arkadaşım, dostum Zeynep Güntaş’a teşekkür etmek istiyorum. Orada geçirdiğim zaman diliminde sayesinde daha da çok şey başardım. Bir tasarımcının evinde kalıpta üzerine birşey uydurmasan olmaz tabii ki :)) Milano’da kendi kombinlerimden çok zeynep’in tasarımlarını giymeyi tercih ettim. üzerimde gördüğünüz ceket Zeynep Guntas imzalı, Pantolonum H&M, takılarım Gazzas, Ayakkabım ise Deichmann Türkiye’den. Bu arada Önümüzdeki haftalarda gerçekleşecek olan Moskova fashion week’te Zeynep’in de defilesi olaracak. kendisine buradan sevgilerimi iletiyorum. İstanbul Fashion Week’te görüşmek üzere :)) #zeynepguntas #outfit #moscowfashionweek #milano #STREETSTYLE #fashionweekrussia #milan

  • Blue Jean ve Converse olmadan olmaz!

    Evdeki bir çok jean pantolonumu kesip kesip giyiniyorum. Oldum olası converse ile aşk yaşıyorum bu aşkı yaşarken aramıza sürekli bir jean girip çıkıyor. Jean modası geçmeyen tek şey eskidikçe kullanmak daha makbül… #jeanmodası #mavijeans #lewis #kotpantolon #converse

  • September

    Hello everyone on a Sunday again. I usually put my posts on Sundays, the reason for this is quite obvious because I look younger on the camera :))Joking aside, Sundays are the most important days when I keep myself away from intense work schedule and spend some time just for myself, that’s why sundays are important and special for me… This year in general all brands have mostly colorful goose feather coats in their autumn-winter men’s collections and before deciding on, I viewed them all one by one but in terms of color and elegancy (not looking coarse is important for me) I found and bought what I exactly want from Colin’s. I might look like a colorful person when looking from the outside but color is important for me. Many years might go by but all shades of beige, mustard, maroon, grey and brown will be irreplaceable for me. For other details of my combination, I’m leaving you to the photographs. Yine bir pazar gününden herkese selam, genellikle postlarımı pazar günleri yolluyorum nedeni çok açık kamera karşısında daha genç görünüyorum :)) Şaka bir yana günün iş temposundan biraz uzak kalıp kendime vakit harcadığım en önemli gündür pazarları o yüzdendir ki pazar günleri önemli ve özeldir benim için.. Bu yıl genellikle tüm markaların sonbahar – kış erkek koleksiyonlarında bolca rengarenk kaz tüyü montlar var ve karar vermeden önce hepsine teker teker baktıp inceledim fakat renk ve incelik ( benim için kaba durmaması önemli) bakımından istediğimi tam anlamıyla Colin’s de bulup aldım. Dışardan bakılınca çok renkli bir insan gibi görünsem de renk benim için önemli seneler geçse de bej, hardal, bordo, gri ve kahvenin tüm tonları benim için vazgeçilmez olacaktır. Kombinimin diğer detayları için sizi fotoğraflar ile başbaşa bırakıyorum. Coat: Colin’s T-shirt: Topman Trousers: Pull & Bear Boots: Bershka Socks: Pull & Bear Clutch: Gucci Wristlet: Alosh #erkekmont #bağcıklıerkekbotları #erkekbileklik #googleerkekbot #EKOSEMONT #kaztüyümont #erkekbot #gucciçanta

  • I'm back

    Herkese merhaba… İki haftanın ardından tekrardan burada olabilemek çok güzel, iyi bir tatil sonrası kendimi daha dingin ve huzurlu hissediyorum. Tabii ki tatil tam bitti sayılamaz, bir rotam daha var. Sonrasında hem yeni bir iş bulmak, hem şiirlerimi paylaştığım http://www.onurolls.com hemde style blogum için kolları sıvama moduna geçeceğim. sevgiyle ve sağlıkla kalın Onur Daily Gömlek: Divided Pantalon: H.E BY Mango Ayakkabı: H&M Gözlük: Ray-Ban erkek moda blogger, erkek moda blog, man fashion blog, erkek moda bloggerı, erkek modası, erkek stil, man style blog, modaya yön veren bloggerlar, moda blogları, istanbul moda blogger, moda bloggerları #HEBYMANGO #sokakmodası #rayban #shirts #STİLERKEK #divided #HEPANTS #MANWEAR #dividedshirts #manfashion #PANTS

  • go to the street

    #PullandBear #converese #HandM #gapblogfashionbloggerstreetfashionİstanbulfashionweekzara #zara

  • ERMANNO SCERVINO LOOK

    Herkese merhaba, Hazır İstanbul’a kar yağışı bekleniyorken yakalaşan soğuk havaya inat sıcacık tutacak bir post ile karşınızdayım! Bugünkü postumda yine Milano’dan ve bildiğiniz üzere geçtiğimiz ay ziyaretim olmuştu ve hem sonbahar – kış 2016  koleksiyonlarını hem de ilkbahar – yaz 2016 koleksiyonlarını oradaki pr ofislerinde görme şansım olmuştu. Ben de anlamış değilim fakat bir hafta içerisinde ne çok ofis gezmişim ne çok giyip çıkarmışım! Her neyse bu durumdan hiç şikayetçi değilim aksine mutlum ki sizin karşınıza bilindik sıradan koleksiyonlar ve kombinler  ile çıkmıyorum. Umarım siz de benim gibi düşünüyorsunuz? Bu arada Snap’e şu aralar acayip merak salmış durumdayım! Bir çok kişi gibi sıradan günlerim dışında gerçekten snap’lerimde kendimi yani özümü yansıtan çizimlerim ve gerçek hayat akışımı paylaştığım bir çok anımı yakalamanız mümkün. Takip etmek isterseniz snapchat’ten beni onurollstyle adı ile bulup takip edebilirsiniz! tüm kombin: ERMANNO SCERVINO gözlük: LOCMAN EYEWEAR photography Assia Nania Studio #locmaneyewear #instagramblogger #blogger #istanbul #ermannoscervineaw2016 #milanmenfashionweek #milanfashionweek #erkekmodablogger #menfashionblogger #ermannoscervino #milan #men2016fashiontips

  • DISARONNO WEARS CAVALLI

    %100 Italyan likörü! Disaronno ile olan yakın bağımı artık bilmeyen yok gibi… Haliyle benim de İtalya’ya olan aşkım sonucu bir ortak noktada buluşup flört etmeye başladık bu likör ile.. Bu serüven geçtiğimiz yıl Pitti Uomo’da başladı. İtalya’nın en büyük erkek giyim fuarı olan Pitti’de yanımda olan Disaronno’yu geçtiğimiz aylarda da kendi ülkesi olan İtalya’ da üretildiği bölge olan Saronno’da keşfe çıkmıştım… Hayatta herşeyin bir hikayesi olduğuna ve bu hikayenin de temelinde muhakkak aşk olduğuna inanan biri olarak, bir likörün yani  Disaronno’nun içindeki aşk’ı duymak beni çok şaşırttı ve kendisine olan bağımı daha çok güçlendirdi diyebilirim. Bağlanmamın nedeni tabi ki sadece hikayesinden yola çıkarak değil! Her geçen yıl Moda ile yakın duruşu ve önemli tasarımcılar ile yaptığı iş birlikleri sonucunda ortaya çıkan süper şişeler bu bağın kopmamasına neden oluyor. Disaronno’yu tercih etmemin en geçerli sebebi ise şüphesiz eşi benzeri olmayan tadı… Benim gibi likör severler için en iyi tercihlerden biri üstelik sadece bir likör değil günün her saati içebileceğim bir kokteyl olması da cabası.. Özellikle aparatif olarak birşey içmek istiyorsam  bu muhakak biraz disaronno ve birazda portakal suyu karışımı oluyor. Disaronno her yıl belirli bir sayıda içkiyi özellikle dünyanın en büyük tasarımcıları veya markalarıyla işbirliği yaparak limited edition olarak üretilen sınırlı sayıdaki şişeleri piyasaya sunuyor. Kendisini ilk olarak Moschino, Versace ve instagram hesabımda bolca görmüş olduğunuz ile Cavalli ile görüyoruz. İşte ben bu yüzden Disaronno’ya bayılıyorum. #DisaronnoWearsCavalli #DisaronnoCavalliGiyer #disaronnomoda #onurollstyle #disaronnocavalligiyer #disaronnoblogger #disaronnolovesblogger #italianbloggeronurollstyle #disaronno #disaronnowearscavalli #disaronnolimitededition

  • NOIR

    Hi everyone, I’m happy to show you this outfit because ı trust always black combined with an outfit like this one you can be stylish, trendy and elegant. same time with the trench-coat on you’ll look elegant, helped of course with beautiful leather bag .… also have I got news for you, ALEJANDRO INGELMO, WOOLPOWER, FORM FUNCTION FORM, MARSHALL, like many of the brand is a shopping site, I want to introduce. www.EASTDANE.com that you want from the brands you can find and enjoy shopping. I really like it, but I’m curious to read your comments! Take care, ***** Herkese merhaba, Siyahın asaletine inanıyorum ve kendimi siyah kombin içinde daha şık ve elegan gördüğümde kesin. Havaların soğumaya başladığı bu günlerde ise trençkot ve şapkasız dışarı çıkmadığımda doğrudur.  Bugünkü kombinime eşlik eden zarif deri çantamla tam bir bütünlük sağladığıma da inanıyorum. Siz bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyor olacağım.. Ayrıca, size süper bir haberim var.  ALEJANDRO İNGELMO, WOOLPOWER, FORM FUNCTION FORM,  MARSHALL gibi bir çok markanın içinde olduğu harika bir alışveriş sitesine sizi davet ediyorum. Bir çok dünya markasını burada bulabilir ve keyifli alışveriş yapabilirsiniz.   tüm bu bahsettiğim markalar için www.EASTDANE.com ‘a göz atmayı sakın unutmayın. Sevgiler #STREETFASHION #onurollstyle #onurerol #outfit #istanbul #menfashionblogger #erkekmodabloggerları

  • Alaçatı Tatili: Ne Güzelsin Çeşme…

    Hepinize tekrardan merhaba, Cote d’Azur dönüşü yolumu tekrar Çeşme’ye düşürdüm. Hem Diva Magazin‘in 12 yıldönümü hem de MillFest Alaçatı moda ve sanat festivali kapsamında gerçekleşen etkinlikler için oradaydım bu kez… Bu yaz Çeşme’ye bilmem kaçıncı gidişim fakat her gidişimde bir o kadar keyif alıyorum. Büyülü Alaçatı sokaklarını gezerken başka bir masalın kahramanı oluveriyor insan. Fotoğraf makinem elime gördüğüm ne varsa hepsini çekiyor olmam da bundan ibaret sanırsam… Diva Magazin doğum günü kutlaması ve MillFest postunu bir sonraki posta bıraktım. Öncesinde elimde biriken Alaçatı fotoğraflarını derleyip ve bir kaç bilgi ile tam da yaz bitmeden burada size ulaştırmak isterim. Alaçatı’ya ilk 2011 yılında gitmiştim. O zamanlar bu kadar kalabalık ve popüler olmadığı dönemlerdi… Kalınacak sayılı otel, yemek yenecek az mekan ve gezebilecek çok alanın olduğu yıldı 2011… Aradan geçen yıllarda popülerliğini artıran Alaçatı başka olsa da yine de kendine has dokusu ile beni büyülediği gibi yolunu oraya düşüren herkesi büyülemeye devam ediyor. Ve bu yüzden aradan geçen senelerde kalabalık üstünüze üstünüze gelse de bu sizi çokta rahatsız etmeyeceğini söyleyebilirim. Nerede Kalınır? Çeşme’de konaklamanın yaz tarifesi biraz pahallıya patladığını öncesinde size söyemem gerek! Çeşme tatili yapacaksanız günlüğü 300 ile 450 TL arasında bir rakamı gözden çıkarmanız gerek. Benim tavsiye edeceğim otelleri soracak olursanız, Alaçatı merkezinden  biraz uzak sakin ve şirin otel olan Ilıcada’ki Marge, Gece hayatı ile yakından ilgili iseniz port’a yakın olan  Katre, Alaçatı sokaklarını gece gündüz voltalamak isterseniz ise Artisan veya Sakin Ev sizin için akıllıca olacaktır. Ne Yenir? Çeşme’ye gidiyorsunuz malum egenin kendine has otları ile hazırlanan yemekleri, mezeleri neredeyse tüm restoranlarda bulmanız mümkün. Bunun dışında Tuval, Ferdi Baba’nın mezelerine söylenecek kelime yok. Orta Kahve’ye mutlaka oturup bol köpüklü kahvenizi şöyle Alaçatı’nın merkezinde höpürdete höpürdete için. Alaçatı sokaklarında bolca göreceğiniz keçi sütlü dondurmayı yemeden sakın dönmeyin. Hangi Plaj? Her yıl olduğu gibi bu yılda Fly-inn benim favorilerim arasındaydı! Gerek konumu gerekse içeriğindeki rahatlık anlamında kendinizi şımartıp şöyle denizin, güneşin ve üstüne eğlencenin hakkını vermek isterseniz burası tam size göre!!! #alaçatı #DİVAMAGAZİN #onurollstyle #SAKİNEV #TATİL #ORTAKAHVE #onurerol #ALTINKUM #KEÇİSÜTÜDONDURMA #DOĞUMGÜNÜ #MİLLFEST #KATRE #travel #ARTİSAN #çeşme #MARGE #flyinnbeach #HACIMEMİŞ

  • Venüs Retrosu

    Herkese merhaba, uzun bir ara mı verdim, yoksa aralıksız mı post ediyorum inanın ki ben de bilmiyorum! Fakat şunu biliyorum ki, 25 Temmuz’da başlayan ve 6 Eylül’de bitecek olan Venüs Retro‘sunun etkisi nedeni ile garip bir temmuz ayı geçirdiğimi biliyorum. Hatta bu süreç içerisinde galiba kendime  “Tükenmişlik Sedromu” teşisini koyduğumu da size söylemem gerekiyor. Neden bunları anlatıyorumun cevabını size şöyle vermek isterim. Ağustos sonundan beri sürekli bilgisayar başına oturup post yazmaya niyetlendiğim anda hiç birşey yapamama durumu ile  kala kaldım. Haftalardır niyetimi eve gidince ilk işim post yazmak diye kendime tembih etsemde ne yazık ki  eve vardığımda sanki bütün bir gün sırtımda çuval taşımışcasına yorgunluk ve bitkinlik hissettim ve sonucunda garip bir garip ruh hali ile ( yetersizlik, sıkılganlık ve uyuşukluk) ortalıkta dolanıp durdum diyebilirim. Venüs Retro’sunun geçmesine çok az kaldı ve ben de bu etki yavaş yavaş kendini yok ederken araya sıkışmış bir kaç postu sizlerle buluşturmak istiyorum. Geçtiğimiz haftalarda Nişantaşı sokaklarında poz vermiş olduğum bu kombinin fotoğraflarını beni İnstagram’dan takip edenler hatırlıyor olabilir. Ama ben yine de size hatırlatmak istedim. instagram hesabımı takip etmeyenler ise @onurollstyle olarak beni bulup takibe alabilirler. Hepinize bol retrosuz ve gerilemesiz günler dilerim. Sağlıcakla kalın! Onur Erol Gömlek: KOTON pantolon: KIĞILI ayakkabı: PUMA gözlük: ITALIA INDEPENDENT fotoğraf ROBERTO DE ROSA #onurollstyle #venüsretrosu #pumaayakkabı #sokakmodası #nişantaşı #merkürgerileme #onurerol #erkekblogger #KİĞILI #RobertoDeRosa #yıldızharitaları #kotongömlek #erkekmodası

© 2025 by Onurollstyle.co. 

bottom of page