Boş arama ile bulunan sonuçlar
- İstanbul Fashion Week - DAY 1
***** Herkese merhaba! Yine bir İstanbul Moda Haftası koşuşturması ile karşınızdayım. Mümkün olduğu kadar tasarımcılarımızın showlarına gitmeye özen gösteriyorum fakat bildiğiniz üzere asıl işim Aşşk ♥ bu yüzden ne yazık ki mesai bitiminde kendimi defile alanına atabiliyorum. Gittiğim showlarla alakalı paylaşımlarım intagram’da @onurollstyle Bir sonraki post da görüşmek üzere Photographers: Mert Ceylan Photography #STREETFASHION #onurollstyle #onurerol #outfit #istanbul #menfashionblogger #erkekmodabloggerları #MBFWİ #istanbulfashionweek
- white posture
Hello to everybody, Just after the Istanbul Fashion Week, I will be in front of you with posts of Emre Erdemoğlu’s collection “ADEN SS 2015” (Sanctification). Believe me it makes me proud to be in front of you with special pieces chosen by me from fashion shows of Fashion Week, dressing and being integrated with special collections of my most favourite designer is wonderful feeling, the first piece from the collection which will be chosen by me will from the side representative of purity and cleanliness, White. See you in next post. Love, Onur ***** Herkese merhaba! İstanbul Fashion Week’in hemen sonrasında Emre Erdemoğlu’nun “ADEN SS 2015″ ( günahlardan arınmak ) koleksiyon postları ile karşınızda olacağım. Fashion week kapsamında defileden seçtiğim özel parçalar ile karşınızda durmak inanınki çok gurur verici, Türkiye’de en beğendiğim tasarımcının bu özel koleksiyonlarını giymek ve onlarla bütünleşmek harika bir duygu koleksiyondan seçtiğim ilk parça saf ve temizliği ifade eden beyazdan yana oldu. Bir sonraki post’ta görüşmek üzere… Sevgiler, Onur All combine by Emre Erdemoğlu , Watch Cristian Lay , Shoes Gökhan Talay Photography by Ayşe Ebru Yardımcı
- Emre Erdemoğlu kombini ile karşınızdayım:TURQUOISE
Hello everyone, ı love turquoise and tone colors, I really think that a man has to have a few pieces in these colours in his wardrobe. It will not only save the day but also will be very appropriate for the summer season that we are next, don’t you think so? a little note: ı remove dreadlocks, next post will be with a normal hairstyle . With love, Onur. ***** Herkese merhaba, son Emre Erdemoğlu kombini ile karşınızdayım. Bugünkü kombinde turkuaz tonları hakim olurken ben gerçekten de bir erkeğin dolabında bu tonlarda mutlaka bir kaç parçası olması düşüncesindeyim. hem günü kurtarırken hem de içinde bulunduğumuz yaz mevsimine sizce de uygun değil mi? Umarım yeni imajımı beğenmişsinizdir. Sevgiler, Onur. #ERKEKBLOGGERLAR #erkekmodabloggerları #onurerol #outfit
- Kumaşlar Hayat Bulunca…
“Kumaş olmasaydı ne olurdu.?” Bu soruyu defalarca sormuşumdur. İnsanoğlu yine bulurdu birşey, neyse ki kumaş var, renk var ve moda var… Her sabah işe giderken Osmanbey’den yürüyorum. önünden geçtiğim kumaşçılar beni her sabah işe giderken içeriye buyur edercesine çağırıyor olsa da işe yetişmenin telaşıyla içeriye dalamıyorum. fakat iş çıkışımda da kapanmış oluyorlar. Bir ara özellikle vakit ayırım en güzel kumaşalardan birkaç metre almadan dışarıya çıkmayacağımı biliyorum. İşte yine bir iş çıkışı elimde fotoğraf makinemle çektiğim bir kaç kare sizce de harika değiller mi? #kumaş #dikişmakinesi #kravat #özeldikim #ceket #kumaşlarladans
- Alaçatı Hatırası…
Hergün tatil olsa… #intimissimi #mudocollection #roxybag #zaraman
- DECEMBER
As December comes to an end quickly, the New Year’s sensation approaches day by day… I got carried away with this spirit much more while nice presents were coming to my door for the last two weeks. I want to express my sincere thanks one by one to all these brands that were considerate and sent me those beautiful presents. (If you want to see what I received, you can take a look at my snapchat account ONUROLLSTYLE ) I wish you all good days ***** Aralık ayı çabucak biterken yeni yıl heyacanı gün ve gün yaklaşıyor… Son iki haftadır çok güzel hediyeler kapıma gelirken bu ruha kendimi daha çok kaptırır oldum. Beni düşünüp o güzel hediyeleri yollayan markalara tek tek teşekkür ediyorum. (Neler geldiğini görmek isterseniz Snapchat hesabım ONUROLLSTYLE’dan bakabilirsiniz.) im wearing… Sweater / Outerwear HYDROGEN Eyewear QUATTROCENTO EYEWEAR Shoes ADIDAS Photographer Assia Nania Studio #FOLLOWME #hydrogen #erkekblogger #snapchat #ınstagram #menfashionblogger #quattrocentoeyewear #quattrocento #aw2016 #milanstreetfashion #istanbulmenfashionbloggers
- Asi, Güçlü ve Çılgın
Mudo FTS64 x Maid In Love Hepinize merhaba, geçtiğimiz haftalarda Mudo FTS64 x Maid In Love sonbahar- kış koleksiyonu Lucca’da güzel bir event ile tanıtıldı. Evente davetiyem ile gelen koleksiyondan bu harika sweatshirt ile gittim. Hande Çokrak imzalı Maid In Love işbirliği ile tasarlanan Maid In Love x Mudo FTS64 “Born to be wild” kapsül koleksiyonu, 21. YY kadınlarının asi, güçlü ve çılgın duruşundan esinleniyor. Her dönemin şarkılarına ve filmlerine konu olan bu tema bu kez Maid in Love’ın karakteristik çizgisiyle birleşiyor. Çift taraflı laminasyon kumaşlar üzerinde ateş grafikler, kalpler içinden çıkan el ve yumruk illüstrasyonları ile anlatılıyor. Kontrast renkte kullanılan zebra, leopar ve kamuflaj dijital baskılar, kadınların içgüdüsel asi ruhunun dışa vurumu ve doğaya dönüşünü çağrıştırıyor. Rahat giyilebilir kalıpların ve unisex parçaların yer aldığı koleksiyon, renkli ve dinamik sokak stilinin öne çıktığı ceket, kaban, sweatshirt, pantolon, kazak, etek gibi 36 parçadan oluşuyor. Ateş figürlü postal, sloganlı sırt çantaları ve koleksiyon desenlerinden örülmüş bereler koleksiyonun tamamlayıcı aksesuarları olarak göze çarpıyor. Maid In Love x Mudo FTS64 “Born to be wild” kapsül koleksiyonu seçili Mudo mağazaları ve mudo.com.tr’de bulabilirsiniz. #STREETFASHION #maidinlove #MudoFTS64xMaidInLove #handeçorak #sonbaharkışmodası #onurerol #love #mudo #sokakstil
- ISTANBUL…
Herkese merhaba, Yorucu bir haftanın ardından yine buradayım! Öncelikle size birşey itiraf etmem gerekiyor. Bu blog yazısında aslında bu fotoğraf karelerinden daha iyileri olacaktı fakat ufak bir dalgınlık ile ben onların hepsini silebildim. Kurtarabildiklerim ise sadece bunlar bu yüzden demek ki gecenin saat 03:30’unda post yamamam gerekiyormuş:) Her neyse üzerimdeki kombin tahmin edeceğiniz üzere Emre Erdemoğlu imzalı ve geçtiğimiz haftalarda +Francesco Bartesaghi ile yaptığımız çekimler sonucunda sizin karşısınıza çıkıyor. Hepinize sevgi dolu günler, Onur Erol #erkekmodayazarları #sokakmodası #onurerol #ERKEKBLOGGERLAR #erkekmodablogları #erkekmodabloggeronurollstyle #erkekmodabloggerları
- REHAB
Herkese merhaba, bir önceki postumda bahsetmiş olduğum gibi bugün sevgili Tuba Ergin’nin defilesi için çok heyecanlıyım. Blog başlığında görmüş olduğunuz gibi koleksiyonun adı Rehab, koleksiyon ile alakalı olarak ilerleyen günlerde muhakkak bir şeyler yazacağım fakat daha fazla detay için bu akşam saat tam 20:00 ‘de beni sosyal medya hesaplarımdan ve özellikle snapchat’te takip ederseniz siz de bu defileyi bir şekilde izlemiş olursunuz. Hepinize iyi haftalar, Onur EROL Snapchat / Instagram : @onurollstyle #sokakmodası #rehabtubaergin #onurerol #erkekblogger #snapchat #ınstagram #TUBAERGİNDEFİLE #newpost
- Yunanistan Tatili: Skinos ile Atina
Çeşme’de eğlence son gaz devam ediyor… Gündüz Flyinn’de denize girip güneşlendikten sonra akşam yemeği için Marge Butik Otel’in bizim için özenle hazırlamış olduğu yemeğe eşlik etmek için bahçeye kurulmuş uzun masada yerimi alıyorum.. Yenen keyifli yemek ve sohbet ardından Çeşme geceleri için başka bir hazırlığa girip geceyi ateşliyorum anlayacağınız. Saat gece yarısını çoktan geçmiş ve arkadaşlardan erken ayrılıp otele geri dönüyorum. Erken dediğime bakmayın saat 03:00! Otele varır varmaz valizi toparlayıp yeni bir yolculuk için hazırlığa başlıyorum. Saat 04:00’te daha önceden ayarlamış olduğum özel araç geliyor ve yaklaşık 45 dakikalık İzmir havaalanı yolculuğum başlıyor. Saat 06:00 İzmir Atina Uçağı için gerekli pasaport kontrollerinden geçip uçağımı beklemeye başlıyorum. O da ne! Uçak korkusu olan ben için, normal olarak asla tercih etmeyeceğim bir uçağa (pırpır) biniyorum gün yeni yeni aydınlanırken.. Neyseki sakinliğim üzerimde, genelde uçak yolculuğu öncesi genelde antidepresan ilacı kullandığım için gözümü Atina’da açıyorum. Yunanistan’a daha önce Dedeağaç, Kavala ve Selanik turu yapmama rağmen Atina beni daha heyecanlandırmıştı nedense…. Hava alanında İstanbul’dan gelecek ekibi bekliyorum ve her zaman ki gibi THY yine rotar yapıyor. Havaalanında bekleyenler bilir o saatler bir türlü geçmez! Defalarca kahve içiyorum, alamadığım uykumu valizimi yatak yaparak almaya çalıştıysam da bir türlü olmuyor işte 🙂 Her neyse o malum saatler geçiyor sonunda ekip sapasağlam iniyor ve buluşup Atina’nın merkezinde bulunan otelimize (Greco Palas Athena ) yeleşiyoruz. Bu oteli gerçekten çok beğeniyorum dışardan bakılınca çok ahım şahım olmasa da iç dekorasyonu ve odalar son derece güzeldi. Hızlıca yerleşip Burcu ile kendimizi Atina sokaklarına atıyoruz. Günlerden pazar, ortalıkta in cin birde biz top oynuyoruz neredeyse! Pazar olmasından dolayı herkes çekilmiş evine diye düşünüyoruz. Şehrin en meşhur caddesi olan Kolanaki’de açık olan bir kafede soluklanıp Atina’nın kalbinde yükselen LYCABETTUS tepesine yol alıyoruz. Bu tepeye çıkmak için oldukça yüksek bir bayır, hatırlayamayacağım kadar merdiven ve sonrasında bir teleferik yoluculuğu yapmak gerekiyor. Tepeye çıktığımızda yorgun olsakta karşımızda bu eşsiz manzarayı görünce bir o kadar rahatlıyoruz. Bütün Atina tarihin izleriyle karşımda duruyorken bir o kadar heyecanlanıyorum. Her köşesinde tarih kokan bu yerde olmak, burada bulunmanın sevinci kaplıyor içimi birden. Vardığımız noktada bir klise ve kafe var. Klise’yi gezip instagram için bir fotoğraf çektirip kafe’de birşeyler içiyoruz. Kısa bir şehir turundan sonra Otele varıp üstümüzü değiştirip akşam yemeği ve Skinos ile tanışmak için The Clumsies adındaki kafe’ye gidiyoruz. Kafe gerek dekorasyonu gerek ise yemekleriyle oldukça hoşuma gidiyor. Bizim için hazırlanmış olan Skinos kokteyllerini sırasıyla götürüp başka bir lokasyonda partilemek için soluğu alıyoruz. Konu içki ve yurtdışı olunca bu işi ne kadar çok sevdiğimi bir ke daha anlıyorum. Oldukça yoğun bir gün programından sonra otele dönüyoruz. Sabah ilk hedef erken kalkmak oluyor. Çünkü; asıl Atina’ya geliş nedenimiz Skinos Mediterrane Cocktail Chalence yani Uluslar arası Skinos kokteyl yarışmasında Türkiye’den dereceye giren Osman Baycan’ı desteklemek ve yarışmayı izlemek olacak.. Sabah erkenden kalkıp kahvaltı faslını otelde bitirip öğlen için belirlenmiş barlarda tadımlar için yollara düşüyoruz SKİNOS HAKKINDA Skinos kokteyl yarışmasından bahsetmeden evvel önce bu içkiyi bilmeyenler için bira zbilgi vermek isterim… “Saf damla sakızı kullanılarak üretilen Skinos’un yapımında damla sakızı kristalleri, alkol , su ve şeker ile karıştırılıyor. Bu karışım 3 ay bekletildikten sonra hassas bir yöntemle damıtılarak içki severlerin karşısına çıkıyor. Berrak rengi ve her bir şişede en az 6/ 7 gram damla sakızından elde edilen tadların bulunuyor olması içkinin en öne çıkan özellikleri arasında. Akdeniz’in esintisiyle damla sakızını bir arada buluşturan Skinos içki severler için tam bir lezzet şöleni sunuyor. Farklı tadı ile ferahlatıcı da olan Skinos’u dilerseniz shot veya bol buzlu olarak içebileceğiniz gibi sıcak Akdeniz akşamlarında lezzetli kokteyllerinizde de kullanabilirsiniz.”yine… İlk durağımız Kolokotroni 9 adında şirin mi şirin bir bar oluyor. Burada kıdemli bar şefi bizim için bir kaç çeşit Skinos kokteyli hazırlayıp sunuyor. Özellikle bir likörün bu kadar hafif bir içki olcağını ve kokteyl olabileceğini düşünmüyordum taa ki bu nefis içeceklerin tadına bakana kadar. İçtiğimiz kokteyllerin bir çoğunda aroma ve içine kullanılan, gül kurusu, lavanta ve kekik gibi bitkiler beni benden aldığını söyleyebilirim. Altta bir kaç fotoğrafı görebilirsiniz. Uzun ama keyifli bar gezileri sonrasında akşaö hazırlığı için hızlıca otele girip hazırlanıyoruz büyük gün dakikalar sonra! Akşam için tüm hazırlıklarımızı yapıp Atina’nın en meşhur mekanı olan 360 Cocktail Bar’da yerimizi alıyoruz. Kendime yukarda gördüğünüz kokteyli hazırlatıp muhteşem terasın keyfini karşımda duran Akropolis’e karşı yudumluyorum. Osman bir taraftan telaş içinde sunumunu hazırlarken kendisini rahatsız edip beraber bir fotoğraf çektirmeden duramıyorum. Yarışmaya katılacak 8 farklı Barmenin sunumunu beklerken ilk sunumu bizi temsil eden Osman Baycan yapıyor. Bir barmen’in bu kadar titiz ve mükemmel olabileceğine şahit oldum demek istiyorum! Evet kesinlikle mükemmel bir şekilde hazırlamış olduğu sunumu izleyicilere anlatırken ondan fazla heyecanlanıyorum. DEMETER Osman Baycan’ın Skinos ile hazırladığı kokteylin adı Demeter, Yunan mitoojisinde duymuş olacağınız bu bereketin, mevsimlerin ve anne sevgisinin tanrıçasıdır. Osman, kokteylinde Demeter’den esinlenerek hazırladığı kokteyli hüznü ve sevincinden döktüğü yaşları sakız ağacının yaşlarına dönüştürüp oradan da akdenizin muhteşem tılsımlarıyla kokteyline yansıtarak ülkemizi son derece güzel bir şekilde temsil etti diyebilirim. Gece saatleri 24:00 vururken yarışma sonuçlanıyor ve yarışmanın birincisi Argyris Vemianin oluyor. Olsun bizim içimiz çok rahat Türkiye olarak orada olmak ve o muhteşem sunumuyla ülkemizi çok çok iyi temsil etmek önemli olan değil mi? Yarışma jurisinde Dünyaca ünlü barmen Steve Schneider vardı. Gerçekten hepimiz için heyecanlı ve önemli bir yarışmaydı diyebilirim. Sonuç olarak o geceden yukarda gördüğünüz güzel kareler ve altaki fotoğrafta gördüğünüz yarışma birinci ve Steve ile güzel bir fotoğrafımız ile geceye son verdim. Bugün boş gün ve Atina gezimize kaldığımız yerden devam edebileceğiz! Sokak aralarına dalıyorum en güzel fotoğraf karelerini çekmek için şehirde dolaşan onca turist ile yarışırcasına fotoğraf makinesinin tuşuna basıp duruyorum. Şehir arasında turlarken tarihle harmanlanmış ama biraz mahsum Atina’yı görüyorum. Ekonomik kriz kendini her adımda belli ediyor. Bir çok iş yerinin kapanmış kepenkleri sokaklara bakarken derin ve sessizce şiir okuyor gibi geliyor bana… Hayat devam ediyor… Bu hüzünlü tablonun yanında sokakta yine az da olsa hareket var! Oturup bir yerlerde yemek yiyor kahve içiyoruz. Yemek kültürümüz olduğu gibi aynı, kebaplardan dönere, helva’dan revani’ye kadar bilindik herşey burada. Tarihi kalıntılar, sokak aralarındaki kliseler arasında gözümüzü Akropolis Müzesine dikiyoruz. Buraya gelmişken kesinlikle uğranması gereken bir müze olduğunun altını çizmek istiyorum. Müze içinde fotoğraf çekmek yasak olduğu için burada ne yazık ki fotoğraf paylaşamıyorum. Fakat sokaktan güzel fotoğraflar altta yer alıyor. Umarım biraz olsun keyifle okumuşsunuzdur diye düşünüyorum. Burada olmayan birkaç fotoğrafa instagram’dan #SkinosMCC2015 veya SkinosMCCMacerasi taglarinden ulaşabilirsiniz. Bir önceki yarışma videosuna altaki linkten ulaşabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=VnBh0B4VNlM Hepinize sevgilerimi sunar bir sonraki gezi yazısında görüşmek üzere derim. #athenstour #onurollstyle #atinagezisi #skinosmcc2015 #trave #yunanistangezi #atinaturu #travel #athenstravel #skinos #skinosmccmacerasi
- Milano'da Bir Gün - Un Giorno a Milano
Milona postlarının en sonundan herkese merhaba! Milano’da kaldığım süreç içerisinde bana kapısını sonuna kadar açan sevgili tasarımcı arkadaşım, dostum Zeynep Güntaş’a teşekkür etmek istiyorum. Orada geçirdiğim zaman diliminde sayesinde daha da çok şey başardım. Bir tasarımcının evinde kalıpta üzerine birşey uydurmasan olmaz tabii ki :)) Milano’da kendi kombinlerimden çok zeynep’in tasarımlarını giymeyi tercih ettim. üzerimde gördüğünüz ceket Zeynep Guntas imzalı, Pantolonum H&M, takılarım Gazzas, Ayakkabım ise Deichmann Türkiye’den. Bu arada Önümüzdeki haftalarda gerçekleşecek olan Moskova fashion week’te Zeynep’in de defilesi olaracak. kendisine buradan sevgilerimi iletiyorum. İstanbul Fashion Week’te görüşmek üzere :)) #zeynepguntas #outfit #moscowfashionweek #milano #STREETSTYLE #fashionweekrussia #milan
- Blue Jean ve Converse olmadan olmaz!
Evdeki bir çok jean pantolonumu kesip kesip giyiniyorum. Oldum olası converse ile aşk yaşıyorum bu aşkı yaşarken aramıza sürekli bir jean girip çıkıyor. Jean modası geçmeyen tek şey eskidikçe kullanmak daha makbül… #jeanmodası #mavijeans #lewis #kotpantolon #converse











