top of page

Boş arama ile bulunan sonuçlar

  • Moda dolu haftanın ardından - İstanbul Moda Haftası

    Herkese tatlı bir o kadar koşuşturmalı ve moda dolu haftanın ardından merhaba! Geçtiğimiz hafta 12. si düzenlenen Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul ile moda dolu günler yaşadık. Birbirinden değerli tasarımcıların yeni koleksiyonlarını keşfe çıkıp moda dolu alandan bunları öncelikle instagram hikayelerimizde paylaştık ve eskiden olduğu gibi sıra post yazmaya geldi… Doğal olarak ; geçen moda dolu günlerin ardından neler düşündüğümü burada kaleme almak istedim. İzlemiş olduğum defileleri ve istanbul moda haftası hakkındaki görüşlerimi yani… 2010 yılından bugüne kadar, yani blog yaşantım başladığından beri , bir moda bloggerı olarak ben de moda haftalarına gerek Türkiye gerek ise Yurtdışında da katılmaya özen gösterenlerden biriyim. Bu, yaptığımız işin bir parçası ve tabii ki ; bu gibi organizasyonlarda da gerek duruşumuz gerek ise düşüncelerimiz ve kaleme aldıklarımızla bunu kitlelere ulaştırmamız gerekiyor. Kısaca; tasarımcıları desteklemek ve koleksiyonları yerinde ve zamanında inceleyip paylaşmak işimizin bir parçası… Bir blogger olarak beklentim, benim gibi moda ile ilgili blog yazarlarının daha çok katılım sağlaması ve hep bir ağızdan “Istanbul’da Modaya dair bir şeyler oluyor” söylemlerini dile getirebilmek diyebilirim. Ama yıllar geçtikçe beraber yol aldığımız bir çok blogger ve moda yazarı arkadaşlarımı moda haftasında göremiyorum. Veyahut bir kaçı sadece defilelere bile katılmadan sadece alan önünde fotoğrafını çektirip kayboluyor. Nedeni nedir acaba merak etmiyor değilim. Yukarıda da belirttiğim gibi uzun zamandır blog yazarıyım ve her şart ve koşulda ne olursa olsun kaçırmamam gereken etkinlikler ve organizasyonlar oluyor. Aynen Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul gibi… Özelikle yurtdışında görmüş olduğum o tabloları Istanbul’da da görmeyi arzuluyorum.. Hoşgörü çerçevesinde, çoşkulu, rengarenk bir tablo… Tabii bizdeki ego ! orada yok tabii orası ayrı 🙂 Bu ne anlama geliyor biraz açayım. İnanın ki yurtdışında bir çok blogger / influencer tanıdım ve buradaki ben kimim edasını hiç birinde görmedim desem yeridir. Burada instagram’a üye olan ve biraz takipçisi olan kendini dünya starı sanıyor olmalarından cidden sıkıldım. Herkesin, herşeyin ve dünyanın onların etrafında döndüğü sanrısındalar o ayrı mevzu! Yani moda haftasında ön sıra kavgası gibi… Yahu önde otursan n’olcak bir arkada otursan n’olcak? Gelelim organizasyona. .. Öncelikle şunu belirtmek isterim böyle koca bir etkinliği düzenlemek ve sisteme oturtmak hiç kolay olmadığının farkındayım. Öncelikle tüm emeği geçen herkese teşekkür ederim. Fakat şimdiye kadar görmüş ve yaşamış olduğumuz  aksaklıkların birşeylerin son dakikaya alınması ile ilgili olabilir diye düşünüyorum. Ufak tefek aksaklıklara tabii ki göz yumulur fakat süregelen ve tekrar edenler var ise düzeltilmesi gerekir diye düşünüyorum. Defilelerin geç başlaması tüm planları bozuyor! Tüm gün alanda olmak ve defilelere katılmak özellikle Zorlu gibi bir alanda yapılıyorsa hiç de kolay değil bizim açımızdan. Bir defilenin geç başlaması bir sonrakini ve ondan sonrakini de tetiklediği için gece yarısına kadar orada kalmak inanın ki çok kötü. Ayrıca her defasında bir sonraki show’a yetişmek ve girmek için sürekli 3-4 kat çıkıp tekrardan bilet sırasına girmek gerçekten bizim için yorucu bir işti. Bunu bir şekilde çözmek gerekiyor. Çözüm ; davetiyeleri posta yoluyla yollamak veya başka bir çözüm bularak mı gerçekleşir bilemem? Bizim açımızdan yaşanan başka bir sorun ise; Tekrarlanan günler içerisinde Davetliler, Yazarlar ve Bloggerlar yani bizler Mercedes-Benz Lounge alanında bekliyor orada sohbet ediyor ve sonraki defile için hep beraber adım atıyoruz. Bir nevi orası bizim buluşma alanımız. Bu çok güzel bir şey fakat yaşanan bileklik sıkıntısını da söylemek gerek! Blog yazarı topu topu toplasan 10 kişi değildik ama 4 gün boyunca buna çözüm bulanamadı! Her gün hazırlanıp günlük gireceğim defileleri son derece güzel enerji ile başlamam gerekirken acaba bileklik sıkıntısı çözüme ulaştımı diye düşündük durduk. Özellikle Mercedes-Benz fashion week ekibinin ve Lappart’ın bu duruma el atması  ve stant sorumlularına önceden hazırlanmış davetli listesi vermeleri bileklik sıkıntısına bir çözüm olabilir. Bu ufak tefek aksaklıklara rağmen, bir moda haftasını geride bıraktık:) Emeği geçen; Mercedes-Benz Fashion Week ekibi, Istanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği L’appart Pr İstanbul İletişim Kırmızı Pr Golin İstanbul’a teşekkür ediyorum ve önümüzdeki yıl gerçekleşecek orgazisyonları sabırsızlıkla bekliyor olacağım… Moda Haftası Girmiş Olduğum Defileler… DB X BERDAN Her geçen yıl DB BERDAN’ı yeni koleksiyonunu ve sahne şovunu sabırsızlıkla bekleyenlerdenim.. 2019 İlkbahar -Yaz Koleksiyonunda DB BERDAN Reebok Classic ile işbirliği yaparak 90’ların dinamik ritmini tuttu. Özelikle koleksiyonun ilham kaynağı ise Türk tanrısı intersex Umay Ana. Hem aşk tanrıçası hem de Savaş tanrısı. Ceren Ocak İpek ve deri koleksiyonların hakimiyet sağladığı koleksiyondaki renkler işte tam benlik diyebileceğim cinsten. Ceren Ocak  ilkbahar – Yaz koleksiyonunun konusu ise 1936 ile 1939 yılları arasında gerçekleşeb İspanyol iç savaşıydı… Koleksiyonun sloganı ise bu savaşta devrimcilerin attığı slogan ile aynı! “No Parasan” yani Geçiş Yok. Gökhan Yavaş 2016 Koza Genç Moda yarışmasından hatırlıyorum Gökhan Yavaş’ı … O günden belliydi ışığı ve bu sefer Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’da ikinci kez karşımızda. Koleksiyonu izlerken özellikle kendimi Meksika yolculuğunda hissettim. Kullanılan aksesuarlarda bunu tamamlayacak nitelikteydi. Bunun dışında canlı renkler bu sene bizi bekliyor der gibiydi! Özlem Süer Özlem Süer SS 19 koleksiyonunda orkideler ile örülmüş saçlar haricinde herşeyi sevdim desem yeridir. Çiçekli kumaşlar, tüller ile romantik dokunuşlara sahip koleksiyon ve ilkbahar yaz olmasına rağmen koleksiyon tüm mevsim geçişlerini bir anda yaşattıyordu. NEW GEN – IMA Mercedes-benz Fashion Week İstanbul’da en sevdiğim ve her defasında büyülendiğim koleksiyonlar mutlaka New Gen İMA’dan çıkıyor. Yaratıcılık, zeka ve başarı hepsi bir arada! Hani isterdim ki moda haftasında hep böyle sınırları zorlayan ileri gören ve kalıpların dışına çıkan koleksiyonları görelim. IMa 2017 – 2018 mezunlarından tam 12 genç tasarımcının toplam 60 tasarımını izlerken büyülenmedim değil. Her birinizi tek tek tebrik ederim harikaydınız. Bahar Yavuz, Begüm Kıran, Berk Gümüşterazili, Candan Tulga, Gökçe Kömürcü, Mertcan Öztekin, Muhammed İloğlu, Nazlıcan Karahan, Nikta Afshar, Sümeyye Başbuğu, Şebnur Günay, Şule Gül Giray Sepin Moda haftasının en sakinleştici koleksiyonu ile tanıştırayım sizi… Giray Sepin 2019 ilkbahar-yaz koleksiyonu hem göze hem de ruha hitap edecek şekildeydi. Tüm doğal renklerin kumaşlarla birleştiği ve Sakinleme hikayesi olan Non-Self koleksiyonunu izlerken inanın ki içsel yolculuğa çıkmadım değil. Tuba Ergin Girl On Power 2018 koleksiyonunda Dayanıklı ama barışçıl, güçlü ama kırılgan kadın kahramanların zıtlıkları Tuba Ergin’nin koleksiyonun ilham kaynağı. Koleksiyonda ağırlıklı olarak Bordo, gri ve Koyu yeşil tonları ön plandaydı.. Brand Who Brand Who’nun yeni koleksiyonun adı Sunseeker. Modern, şık ve rahat parçalara hakim. Günün her saatinde giyebileceğiniz parçalar sahip olan koleksiyonda özellikle hakiler ön plandaydı. Ayrıca baskı olarak kullanılan palmiyeli t-shirt ve sweatshirtlere bayıldım. Günçil Çengel Günçil Çengel 15 looktan oluşan koleksiyonunda işlemeleriyle vintage havalar estirirken kesimi ile alışmış olduğumuz Gülçin Çengel havası sunuyor. MIIN by Kadir Kılıç Aksesuarlarına bayıldığım başka bir defile ise MIIN by Kadir Kılıç idi… Özellikle beyazların hakim olduğu koleksiyonda hemen hemen tüm parçalar salaş. Bol bağlamalı ve üstüste geçirmeli looklara eşlik eden ve en dikkatimi çeken ise nazar boncuğu cam ve diğer tüm aksesuarlardı. #dbberdan #GiraySepin #Brandwho #Mbfwi2018 #günçilçengel #istanbulmodahaftasımbfwi #modahaftası #mbfwi2018eylül #modahaftasıdefileler #İSTANBULMODAHAFTASI #mercedesbenzfashionweek

  • Paris Moda Haftasından Bildiriyorum

    PARİS MODA HAFTASINDAN BİLDİRİYORUM… Merhabalar ben Şebnem nam-ı diğer Berry ( @berrydewblog ). Geçtiğimiz günlerde katıldığım Paris moda haftasından bildiriyorum. 1 sene önce başlayan Paris maceramda moda haftasına katılacağım hiç aklıma gelmezdi ama Onur sayesinde ilk davetimi aldığımda havalara uçtum. Ben her ne kadar hayatımdan kesitler ve gezip gördüğüm yerleri paylaşsam da dilimin döndüğü kadar sizlere moda haftası izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım. Paris moda haftası süresince ben üç farklı etkinlikte bulundum. Moda haftasının başladığı ilk gün Ukranyalı moda tasarımcısı Kristina Fidelskaya‘nın defilesine katıldım. Kristina Fidelskaya 2019 İlkbahar-Yaz koleksiyonundaki sade ama şık tasarımlarla göz doldurdu. Toprak tonlarının ağırlıkta olduğu defilede bolca metalik parça da yer alıyordu Benim defile kadar hoşuma giden bir diğer ayrıntı da bizlere hediye ettiği eşarplardı. Kristina Fidelskaya tasarımlarına ilham olan mood board’u eşarplarında desen olarak kullanmış. Tüm defilenin ilk çıkış noktasına görmek çok hoş bir detaydı ve o metalik parçaların David Bowie’den ilham alınarak tasarlandığını hemen ileteyim 😉 Moda sektöründen birçok kişi ile tanışmama vesile olan defileden sonra ikinci etkinliğim Westin Otel’deydi. Otelde dünyanın farklı farklı noktalarından gelen birçok marka ve tasarımcının kıyafetleri sergileniyordu. Büyük bir Showroom havasında düzenlenen etkinlikte Katrine K tasarımlarına yakından bakma ve bu koleksiyonun tasarımcısıyla tanışma fırsatım oldu. Grace Kelly’den ilham alınarak tasarlanan romantik gece kıyafetleri Katrine K koleksiyonunun önemli parçalarını oluşturuyordu. Ben özellikle ışıltılı yıldız motifli gece kıyafetlerini beğendim. Mini bir sunum eşliğinde incelediğimiz gece kıyafetlerinde kullanılan kumaşlar tamamen doğal maddelerden dokunmuştu. Showroom’u gezerken bir Türk tasarımcıya da rastlamam günün keyifli süprizi oldu benim için. Veee son gün Adeline Ziliox sunumu. ModEl mağazasında ufak bir kokteyl eşliğinde birçok tasarımcının koleksiyonlarına göz atma fırsatı bulduğumuz gecede modacı Adeline Ziliox’un da “Cristal Skin” defilesi yer aldı. Ben hem basın hem de dünyanın farklı farklı noktalarından gelen modaseverler ve tasarımcılarla birlikte defileyi izledim ve tüm parçalara bayıldım. Şeffaf yağmurluk kumaşlardan tasarlanan koleksiyon çok dikkat çekiciydi. Mağazanın alt katında yer alan tasarımların da bol bol fotoğrafını çektim, umarım sizler de en az benim kadar 2019 İlkbahar-Yaz koleksiyonunu beğenirsiniz. Önümüzdeki yıl bizi rengarenk bir yaz bekliyor. Bir sonraki Paris moda haftasında görüşmek üzere…:) Kristina Fidelskaya Katrine K Adeline Ziliox #berrydewblog #parisfashionweek #parismoda #parismodahaftası #GraceKelly #parigimoda #AdelineZiliox #KatrineK #onuroıllstyle #modahaftası #KristinaFidelskaya

  • Selanik Seyahatim- Yunanistan Gezisi

    Evet şimdi bu uzun geziyi kaleme alma vakti geldi diye düşünüyorum ve ilk durağım Selanik postu ile karşınızdayım. Selanik hakkında biraz bilgi vermeden evvel size gitmiş olduğum turdan ve fotoğrafları nasıl ne ile çektiğimden bahsetmek isterim. Arkadaşlar muhakkak bir çoğunuz duymuşsunuzdur diye düşünüyorum ama burada tekrardan bahsetmek istiyorum. Edkiden Istanbul’dan kalkan trenler vardı ve bu trenler ile avrupayı gezebiliyorduk. Şimdi ise ne yazık ki böyle turlar kalmadı fakat yerini daha konforlu ve ekonomik olan otobüs turları aldı. İşte benim de bu seyahatimde kullanmış olduğum tam da buydu! Tourbulans ile yolculuk yaptım ve inanın ki öncesinde çok endişeliydim fakat bu endişe otobüse bindiğim ilk anda kayboldu. Gerçekten düşündüğümden çok kolay oldu ve yepyeni dostluklar edindim. İlgilenenler ve daha kapsamlı bilgi için  ben buraya linki bırakayım tıklayın! Tourbulance 14 Ülke 17 Şehir Gelelim fotoğraflara… Arkadaşlar instagram üzerinden bu konuyu çok kez cevapladım ve buradan da tekrar etmek istiyorum. Uzun zamandır fotoğrafları makine ile çekmiyorum makine yerine telefon kullanıyorum. Tatilim boyunca da HTC ‘nin yepyeni modeli olan HTC U12 plus’ı kullandım. Yani fotoğraflarımı bununla çektim. Edit kısmına gelirsek eğer lightroom ve bir çok app ile fotoğraflarımı editledim. Yine burada Fotoğraflarımı Nasıl Editliyorum görebilirsiniz. #Atatürkevi #selanikgezilecekyerler #Yunanistanselanikgezirehberi #yunanistangezisi #tourbulansotobüsilegezi #otobüsileavrupagezisi #travel #selanikatatürk

  • Xanthi – İskeçe Gezisi - Yunanistan

    Herkese merhaba, Malum yaz geldi ve ben yine toplayıp toplayıp valizimi bir bir oraya uçup gidiyorum. Yaz başı ilk durağım daha önce iki defa daha kapısını çaldığım İskeçe yani Xanthi oldu. Bu sefer doğum günüm için soluğu aldım. Genel olarak kendime ait kutlamalardan pek hoşlanmıyorum ki bu yüzden ne blog yıldönümlerim oldu ne de şaşalı bşr doğum günüm… Genelde bu özel günlerimde yalnız kalmayı tercih ediyorum. Bu yüzden de ilk olarak soluğu Yunanistan’nın biricik Xanthi’sinde aldım. İskeçe’de ne yenir, nereler gezilir diye burada çok fazla yazmayacağım nedeni ise oarada kayda aldığım vlog içerisinde herşeyi anlattım. İlk olarak onu izleyin sonrasında ise altta oradan yakalamış olduğum karelere bakın. Hepinize sevgilerimi sunarım. Onur Erol #xanthigezisi #yunanistangezisi #iskeçegezisi #Xanthi #gezivlogu #blog #otobüsileyunanistan #İskeçe #onurollstyleontheway #nereyegitsek

  • Dyson Supersonic Saç Kurutma Makinesi Deneyimi

    Herkese merhaba, bugün teknoloji harikası ve Saç Kurutma Makinesinde devrim yaratacak bir ürün ile karşınızdayım. İlk bakışta tasarımıyla farklı bir ürün olduğunu ortaya koyan Supersonic, mühendislik zekasının son örneği olarak karşımızda. Elde dengeli duracak şekilde tasarlanmış olan cihaz geleneksel modellere göre daha sessiz çalışıyor. Ayrıca saçların aşırı ısı hasarına karşı korunmasına yardımcı olabilmek için sıcaklığı da kontrol altında tutuyor. 15’ten fazla motor mühendisinin yer aldığı büyük bir ekip tarafından geliştirilen cihaz, kendisi için geliştirilmş olan Dyson dijital motoru V9’dan güç alıyor. Bu motor aynı zamanda firmanın en hafif ve en gelişmiş dijital motoru olarak da ön plana çıkıyor. Ben de bu dahihane ğrünü sizler için deneyimledim ve bunun da güzel bir videosunu youtube hesabımda yayınladım. Ürün deneyimim ve detayları izlemeniz için altta videoyu paylaşıyorum. Hepinize iyi seyirler. #saçkurutmamakinedi #supersonicdenemesi #dyson #dysonsupersonicsaçkurutmamakinesi #Dünyanınenpahallıürünü #üründenemesi #2200tlliksaçkurutmamakinesi

  • Alaçatı Ot Festivali

    Herkese cıvıl cıvıl bir Nisan ayından merhaba, İçimizin kıpır kıpır olduğu Nisan ayı inanıyorum ki benim gibi hemen hemen herkes için yüreğini mutlulukla sarıyor. Ve doğal olarak da baharı içimizde hissettiğimiz bu günlerde Festivaller de bunu tetikleyen etkenler oluyordur. Hazır baharı kutluyoruz ve önümüzde bir sürü festivaller de var daha ne bekliyoruz ki mutluluğu yakalamak için? İşte aynen! Geçtiğimiz hafta gerçekleşen Alaçatı Ot Festivali gibi… Her sene olduğu gibi bu sene de Alaçatı Ot Festivalindeydim. Canım Ayşe Tolga’nın davetiyle bu sefer soluğu Premier Solto by Alaçatı’da aldım. Birbirinden güzel aktivitelerle dolu hafta sonumu Benetton’un sınırsız renklerini Alaçatı’nın en önemli Festivali ile birleştirdim yani. 2018 İlkbahar- Yaz koleksiyonunu bakalım sizin gözünüzde de Alaçatı ile birleştirebilmişim mi? Eğer daha fazla detay isterseniz Instagram hesabım @onurollstyle ‘a bakabilir ve Benetton ile oluşturduğum hashtag’im #OnurollstylewBenetton ‘ a bakabilirsiniz. xoxo Onur. #alaçatı #benetton2018 #onurollstyle #alaçatıotfestivali #BENETTON #soltoalaçatı #benettonss2018 #benettonmen #soltohotel #yazarkafe #modablogger

  • İstanbul Moda Haftası - Kurşun Asker / Emre Erdemoğlu

    Herkese merhaba, geçtiğimiz  hafta sizinde bildiğiniz üzere İstanbul’da moda rüzgarı esti! Özellikle ben ve benim gibi moda blogger’ı olan arkadaşlarım için çok ama çok önemlidir İstanbul’da moda haftası! – ama şunu belirtmek isterim ki bu seneki moda haftasının benim için çok çok önemli bir yeri oldu! Nedeni ise; yıllar önce aynen bu şekilde blog yazmaya başlayıp o defile senin bu defile benim koşturduğum dönemlerde hissettiğim o güzel duyguları hissettim yine.. Yıllar geçtikçe insan özlüyor doğal olarak ilk heyecanları, belki de öyle birşeydi kim bilir? Neyse uzatmayacağım ve moda haftası ile ilgili açılış yazımı da sevgili Emre Erdemoğlu ile yapacağım. Nedenini ise altaki instagram paylaşımımdan okuyabilirsiniz. Gelelim canım Emre Erdemoğlu’nun koleksiyonuna.. Her defasında mükemmel koleksiyonları ile sadece beni büyülemediğinin farkındayım bunu arkadaşım olduğu için de demiyorum tabii ki, bunu her koleksiyonu nasıl titizlikle hazırladığını, ne emek verdiğini ve moda anlamında ileri görüşünü bildiğim için söylüyorum. Emre Erdemoğlu’nun 2018 Sonbahar/Kış Koleksiyonu’nun adı “Kurşun Asker”, Tüm detaylarda kurşun asker figürünü ve hikayede geçen diğer ana karakterleri telkırma nakış ,baskı ve dokuma tekniği ile koleksiyonunun bütününde kullanmış. Her sezon farklı karakterleri koleksiyonlarında gördüğümüz Emre, bu sezon da çocukluğumuzun romanını farklı bir anlatım şekliyle sunuluyor. Askeri formların sokak stiliyle birleştirildiği bu koleksiyona ben bayıldım. Oversize formda kabanlar, print desenli kimonolar, röpteşambır formlar, tel kırma nakışlı military ceketler,jilet görünümlü temiz bitimler, uçuşan trençkotlar ,lila rengi uzun el örmesi saçaklı kemerlerde filede sıkça karşılaştığımız detaylar arasındaydı. Şimdi sizi fotoğrafları ve yukarıda bahsetmiş olduğum instagram paylaşımımla başbaşa bırakıyorum. Onur Erol -şahane. . . Benim için değeri anlatılmayacak kadar büyük olan canım @emreerdemoglu nun defilesiyle açılışı yaptım bugün. Emre, herdaim süpersin ve koleksiyonunu tek tek övmek istemiyorum çünkü her birinin hikayesi, rengi, dokunuşu farklı. -ama burada yazmak istediğim bir şey var ki; o da senin benim hayatımdaki önemin. taaa yıllar önce daha yeni blog yazarı iken bana inanıp o birbirinden değerli koleksiyonlarını gerek Pitti Uomo da gerek Milan Fashion Week’te gerek ise Türkiye’de benimle paylaştığın için nasıl minettarım anlatamam. Biraz evvel izlediğim #kurşunasker koleksiyonuna ise sadece ben değil herkes bayıldı. Çok değerlisin Emre Erdemoğlu, ayrıca senin katkında çok başka canım @alexanderkoko! #emreerdemoglu #mbfwi Onur Erol (@onurollstyle)’in paylaştığı bir gönderi (Mar 30, 2018 at 9:24öö PDT) #istanbulfashionshow #bedükdefile #kurşunasker #emreerdemoğlu #bedük #MBFWİ #İSTANBULMODAHAFTASI #emreerdemoğlukurşunasker #fashionblogger #mercedesbenzfashionweek

  • Alandan Bildiriyorum I İstanbul Moda Haftası

    Herkese tekrardan merhaba, İstanbul moda haftas açılışını bir önceki postumda (kurşun asker) sevgili Emre Erdemoğlu koleksiyonları ile açmıştım.. -ve şimdi bu yazımda ise moda haftasın kapsamında orada geçirdiğim günler boyunca giymiş olduğum kombinlerimi sizinle paylaşmak istedim. Bu sene biraz daha sadelikten yana olduğumu fotoğraflarıma bakar bakmaz anlayacaksınız özellikle seçtiğim kombinlerimde bunlara dikkat etmeye de özen gösterdim. Boğazlı kazak / Tuba Ergin Kamuflaj Mont / Lalipop Desing Kareli Pantolon / Zara Mavi / Yavruağzı Slipfit Gömlek – / People by fabrika Morhipo Kot Pantolon / People by fabrika Morhipo #onurollstyle #istanbulstreetfashion #modahaftasıkombinim #Boğazlıkazak #KamuflajMont #zara #TUBAERGİN #MBFWİ #PeoplebyfabrikaMorhipo #LalipopDesing #KareliPantolon

  • Sokak Stilim - Yine bir gün….

    Herkese selam! Kendimi iyi hissettiğim ve sabahın erken saatlerinde kalmadığım günlerde gerçekten bunu stilime de yansıtıyorum. Geçtiğimiz günlerde de modum tam da böyle idi. Eh ona göre de böyle güzel kombinlerde ara sıra yapabiliyorum. Günümüz dünyasında blog postu çok yapılmadığı her birimiz instagram da paylaşacağımız fotoğraflara binbir effect ve süs eklerken doğal olarak neyin daha iyi olduğunu bilemiyoruz. Adil dersen eskisi gibi ön planda da olmuyor değil mi? Ah! ne günlerdi blog imanı gerçek içtenlik ve samimiyet doluydu… Umarım benim gibi hemen hemen tüm blogger arkadaşlarım da buranın güzelliğinin ve samimiyetinin farkına varır. Üstümdekileri muhakkak soranlar olacaktır hemen onları da yazayım buraya! Kaban ve Kazak Zara, ayakkabı ise Premiata 🙂 Her birinize çok çok güzel ve sağlıklı günler dilerim. Onur Erol ( @onurollstyle ) #STREETFASHION #zaramen #lookbook #aboutalook #bugünnegiydim #sokakstili #turkeyfashionblogger #erkekmodabloggerları #LOOKOFTHEDAY #istanbulmodablogger #fashionblogger

  • Milano Seyahatim

    Herkese merhaba, yahu şu instagram çıktığından beri blogları hepimiz bi boşladık değil mi? Her neyse ben elimden geldiğince burayı da boş bırakmamaya özen gösteriyorum ama eskisi kadar sık olmasa da burada sizinle buluşmanın inanın ki benim için yeri apayrı… Efendim bugünkü blog postumun konusu başlığından da anlayacağınız üzere geçtiğimiz günlerde sık sık kaçamak yaptığım Milano! İlk olarak 2 gün Milano ardından da 2 günlük Roma seyahatimi burada uzun uzun anlatmayacağım. Öncesinde zaten defalarca yazdım her iki şehri ama il kez Milano ve Roma vlogu cektim. Çektiğim bir kaç fotoğraf ve instagram postum ile süsleyip sizi videom ile başbaşayız bırakacağım. Sevgiyle kalın! Onur Erol ▪️◼️▪️ Onur Erol (@onurollstyle)’in paylaştığı bir gönderi (Oca 18, 2018 at 8:58öö PST) Milan l’è sempre Milan! 🇮🇹 #onurollstyleontheway Onur Erol (@onurollstyle)’in paylaştığı bir gönderi (Oca 19, 2018 at 1:38öö PST) #milanvlog #milanovlog #vloggergezibloğu #romablog #gezelimgörelim #italyablog #milanogezisi #geziyoruz

  • Farkındalık nedir? Farkındalıklı İNSAN hangi özelliklere sahiptir?

    Herkese merhaba, insan olmanın insanca hayatı kucaklamanın özellikle yaşadığımız her olay neticesinde günümüz çağında ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz sanırsam. Biz insan değil miyiz diye soranlar da olacaktır elbet! Evet, haklısınız! hepimiz insanız ama burada sözünü etmiş olduğum ise nasıl insanız? İyi mi, kötü mü, faydalı mı zararlı mı? Tüm bunlar hem kendi içimizde “özümüz” hem de dışarıya yansıttığımız her şey ile alakalı, yani içimizi güzel tutarsak o kadar dış dünyayı da değiştirebiliriz kanaatindeyim. Şimdi bu konuyu bir sonraki postlara bırakıp öncelikle farkındalık konusuna değinmek isterim. Muhakkak duymuşsunuz “farkındalık” ile ilgili pek çok şey. Ama ben burada bir kez daha açığa kavuşturup sonsarında ise farkındalıklı insan özelliklerini sıralayayım isterim. Farkındalık, bir canlının çevresinde gelişen olayları bilme, algılama, hissetme, duyumsama becerisidir. Yani “bir şeyin bilincinde olma” anlamı da diyebiliriz. Yani yukarıda bahsetmiş olduğum insan olma durumunu farkındalık ile alırsak bir çok şeyi kendi içimizde nasıl değiştirip daha nasıl yararlı olabileceğimizi anlatmak istedim. Bu yüzden altta farkındalık sahibi insan özelliklerini sıralıyorum ve gerisi size kalmış. 🙂 Sonsuz sevgilerimle, Onur. Farkındalıklı İNSAN hangi özelliklere sahiptir. 1- Bu insanlar, yaşamın her yönünü severler, şikâyet etmekle ya da olayların daha değişik olmasını istemekle vakit kaybetmezler. 2- Bağımsızlıklarına çok düşkündürler. Aileye güçlü bir sevgi ve bağlılık duymalarına rağmen,ilişkilerinde bağımsız olmaya… özen gösterirler. 3- Sevgi anlayışları, sevdiklerine hiçbir değeri zorla kabul ettirmemeyi gerektirir. 4- Onay aramak gereksinimleri yoktur. Övgü ve ödül talep etmezler. 5- Çok açık ve dürüst konuşurlar, çünkü vermek istedikleri mesajları,başkalarını memnun etmek için dikkatli sözcükler arkasına gizlemezler. 6- Gülmeyi ve başkalarını güldürmeyi iyi bilirler. 7- Kendilerini şikâyet etmeden kabullenirler. Fiziksel benliklerini,sahteliklerle gizlemezler. 8- Doğal yaşamı takdir ederler. Başkalarına eğlenceli gelmeyen şeylerden zevk alma yetenekleri vardır. Gün batımını izlemek, ya da kırlarda küçük bir gezinti yapabilmek, doğum yapan bir kediyi izlemek onlar için mükemmel bir şeydir ve şükran duyarlar. 9- Başka insanları çok iyi anlarlar ve asla şaşırıp şok olmazlar. 10- Gereksiz kavgalarda asla taraf olmazlar. 11- Hastalık hastası değildirler. 12- Dürüsttürler, asla yalan söylemezler, olayları çarpıtmazlar. 13- İnsanlar hakkında konuşmaz, insanlarla konuşurlar. 14- Verimli yaşamaya bakarlar. Organizasyon nevrozundan bağımsız oldukları için yaratıcıdırlar. 15- Bu insanların müthiş bir enerjileri vardır. Enerjileri doğaüstü değildir, yalnızca yaşamı ve yaşamdaki aktiviteleri sevmelerinin birsonucudur. 16- Şiddetli bir merak duygusuna sahiptirler. Hep araştırır, yaşamlarının her anını kavramak isterler. Her insan, her varlık ve her olay, daha çok öğrenmek için bir fırsattır. 17- Başarısız olmaktan korkmazlar, hatta onu sevinçle kabul ederler. Bu insanlar, kendilerine zarar verecek duyguları yok etme ve kendilerine verdikleri değeri artıracak olanları doya doya yaşama yeteneğine sahiptirler. 18- Bu mutlu insanlar,asla kendilerini savunma gereksinimi duymazlar.Basitçe ‘her şey yolunda, biz yalnızca farklıyız. Anlaşmak zorunda değiliz’derler. Bir tartışmayı, kazanma ve karşısındakini konumunun yanlışlığına ikna etme gereksinimi duymadan, burada keserler. 19- Değerleri dar değildir. Kendilerini tüm insan ırkının bir parçası olarak görürler. Daha çok düşman öldürmekten sevinç duymazlar. 20- Kahramanları ya da putlaştırdıkları insanları yoktur. Herkesi insan olarak görür ve hiç kimseyi kendilerinden önemli konuma getirmezler. 21- Başkalarının yeteneksizliği nedeni ile kazanmak yerine, zaferi kendi çabaları ile elde etmeyi yeğlerler. 22- Komşularının ne yaptığını fark etmezler, çünkü var olmakla meşguldürler. 23- En önemlisi bu insanlar ‘KENDİLERİNİ SEVERLER’. Kendilerine acımak,kendilerini reddetmek, kendilerine öfkelenmek için zamanları yoktur. Elbette sorunları vardır, ama sorunların onları duygusal paralizasyona götürmesine izin vermezler. Tökezleyip düştüklerinde, tekrar ayağa kalkar ve sızlanmadan yaşamaya devam ederler. 24- Hatalı alanlardan ARINMIŞ insanlar, mutluluğu kovalamazlar, sadece yaşarlar ve mutluluk onları bulur. Gerçekten nadir bulunan insanlardır,onlar için her gün mükemmeldir… #nlp #gelişim #farkındalıknedir #kozmikterapi #FarkındalıklıİNSANhangiözellikleresahiptir #terapi #kişiselgelişim #insanolmak #kozmikyaşam #kişiselgelişimhakkında

  • Paris Seyahatim - Paris'te Gezilecek Yerler

    Yıllardır moda haftası için gün sayıp yine de Milano’da sonlandırdığım ve gidemediğim Paris gezimi moda için değil de hafta sonu kaçamağı için sonunda 2 günde keşfettim. . . Fransa’yı ilk olarak Nice ve Cannes ile tanımıştım yıllar evvel fakat her daim aklımın bir ucunda Paris gezisi de vardı ve bunu moda haftasına denk getirip öyle güzel bir hafta geçirme niyetindeydim ki bu ilk deneyimi geçtiğimiz haftalarda 2 günlük hafta sonu kaçamağı ile bozdum. İyi de oldu tabii ki benim için. Hem şehri kargaşanın dışında keşfetme şansı yakaladım hem de gerçek turist gibi yağmuru, güneşi ile kaprisli ama bir kadar keyifli bir Paris ile karşılaştım. Önclikle şunu belirtmek isterim ki bir çok şehri keşfetmenin vermiş olduğu tercübe ve bilgiye dayanarak söylemek isterim ki Paris gerçekten beni de büyüledi! Bu büyünün sebebi ise kendi tarihine sahip çıkmalarının yanı sıra şehrin bakımlı temiz ve insanların bu duruma karşı saygılı duruşları inanın ki çok hoşuma gitti. Daha önce neden gelmedim diye de hayıflanmadım değil yani! Her neyse sonunda 2 gün de olsa şöyle keyifli bir o kadar koşuşturmalı tatlı mı tatlı günler geçirdim. Çok fazla zamanımızın olmadığından dolayı görülmesi gereken yerlerden bir kaçını gördük bolca yemek ve tatlı turu yaptık orada. Bu kısıtlı zamanımız doğrultusunda orada neler yapmışız bir sıralayayım isterim size:) Eyfel Kulesi Sadece Paris değil, dünyanın en önemli turistik yapılarından biri olan Eyfel şüphesiz buranın görülmesi gerekenlerinden ilk sırayı alıyor. Mühendis Gustave Eiffel tarafından 1889 Evrensel Sergisi için geçici bir süreliğine yapılan yapı günümüze kadar ulaşmış ve ülkenin en önemli sembolü haline gelmiş. Bu gezimizin en güzel yabı ise orada yaşayan ve şehre hakim biriyle gezmek oldu. Aylar evvel orada yaşamaya başlayan arkadaşım sevgili Şebnem ( @berrydewblog ) bizi hızlı ve kolay şekilde gezdirirken birbirinden dğerli lokasyonları zahmetsizce gezme şansı yakalayıp onun önerisi ile de bir çok keyifli mekan keşfettik. Café de Flore Saint Germain bulvarında yer alan cafe de Flore buranın en meşhur yerlerinden birisi. 1880’den bugüne kadar var olan bu şirin cafe bir dönem Fransız aydınlarının uğrak yeri olmasınıdan dolayı nam saldığı söylenmekte. Burada keyifle çayımıxı yudumlayıp günün koşuşturmasına bir ara verip soluğu bir diğer mekanda alıyoruz. Angelina Paris İkinci günümüzün sabahında kahvaltı için uğradığımız mekan ise 1903’den günümüze kadar gelen Angelina oldu. Mekan gerçekten çok keyifli Fransız kahvaltısı için yani tatlı için muhakkak uğranılması gereken yerlerden birisi burası. Kahvaltı seçenekleri gelişmiş bu mekan benim de en sevdiğim yerler arasına girdi bile:) L’eclair de genie Her ne kadar adı uzun olsa da Paris’te yediğim en nefis eklerler burada satılıyor. Çevrede bir çok şubesi olan bu dükkanlar birbirinden değişik tat ve aromadaki muthiş ekleri bulabileceğiniz yerlerden biri söylim size:) Carette Paris Yine ufak bir mola için uğradığımız bu mekan ise son derece keyifli yerlerden. Dekoru, tatlıları ve sunumları ile tam bir filmin içinde hissedebileceğimiz bu mekana da uğramadan Paris gezinizi sonlandırmayın. Kong Restaurant Akşam yemeği için Paris için çok çok önerilen mekanların arasında yerini alan Kong benim için özellikle terası, dekoru ve servis elamanları ile tam not aldı. Yemeklere gelicek olursak uzak doğu fizyon mutfağı hakim olan mekanın yemeklerini açıkcası pek beğenmedim. Ama yine de buraya gelmek isterseniz alt katta bulunan barda birşey içmek için pek keyifli 🙂 Concorde Meydanı Bir çok gezgin gibi biz de Concorde Meydanında gezimize devam ettik. Dediğim gibi çok fazla zamanımızın olamadından dolayı yapmamız gereken bir çok şeyi de yapamadık. Örnek olarak bu meydanda yer alan devasal büyüklükteki dönme dolaba binmek gibi. Ama olsun onu orada görmek gerçekten çok iyi geldi çünkü duyduğum kadarıyla belirli aralıklarla sökülüyormuş. Louvre Piramidi Louvre müzesi cam piramidi, Çin asıllı Amerikalı I.M Pei tarafından, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın isteği üzerildiğini öğreniyorum.  Kendindan daha küçük üç ayrı pramit tarafından çevrelenen Louvre piramidi, günümüzde giriş kapısı olarak kullnılmakta. Louvre müzesine gelecek olursak dünyada eşi benzeri olmayan önemli yapılar arsındadır.  Örnek olarak yüzölçümü en büyük, en değerli sanat eserlerini barındırması gibi gibi… Galeries La Fayette Paris’in en ünlü alışveriş merkezi olan La Fayette içeri girdiğiniz anda bir anda kendinizi çıkgın bir alışverişte görebileceğiniz yerlerden biri. Özellikle cristmas ve belli başlı özel günlerde orta alan birbirinden değişik dekoru ile süslenen La Fayatte bizim gittiğimiz dönemde de yepyeni yıl için çok güzel dekore edilmişti. Kendimizi bir masalın içinde hissetmemizi de sağladı ayrıca! Bu arada buranın terasına çıkıp bir kadeh şarap eşliğinde Paris’i tüm göz alıcılığı ile izlemenin de keyfini sakın kaçırmayın. İki gün ama çok çok keyifli geçen gezimin sonunda umarım sizlere biraz olsun Paris’i ve enerjisini verebilmişimdir. Paris gezimle alakalı Vlogumu ise Youtube kanalımdan izeleyebilir. #onurollstyleontheway etiketim ile instagram hesabımdan bir çok keşfimi de görebilirsiniz. Hepinize mutlu yarınkar diler bir sonraki postunda görüşürüz. Onur Erol #lafayetteparis #lovrepramidi #cafedefloreparis #paristegezilecekyerler #concordemeydanı #angelinaparis #caretteParis #Parisgezisi #eyfelkulesi #leclairdegenie #yılbaşıparisgezisi

© 2025 by Onurollstyle.co. 

bottom of page