top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafı: Onurollstyle
    Onurollstyle
  • 20 Haz 2015
  • 2 dakikada okunur

Yeni bir gezi yazısı ile karşınızdayım! Biliorsunuz ki İtalya ile yakından bir gönül bağım var bu gönül bağı her sene daha da büyüyor. Geçtiğimiz haftalarda Milano ve sonrasında Saronno’ya The Mixing Star ” yarışmasını izlemek hem de Disaronno’nun çekirdek halinden başlayan o büyüleyici hikayesi ile tanışmak için gitmiştim. 

Yarışma ve Hikayeyi okumak isterseniz link burada: http://www.onurollstyle.co/2015/06/disaronno-maceras.html

İtalya gezimizin son gününde ekip ile araçla bir saat mesafedeki Como gölüne geçtik. Fakat vaktimiz kısıtlıydı ve bu yüzden hızlı bir şekilde karar verip şehri ilk olarak tepeden görmek lazım diyerek teleferik ile  yukarıya çıkıp ilk olarak gölün eşsiz güzelliğine burada seyre daldık…



İtalya’nın üçüncü büyük gölü Como’nun kenarındaki en büyük yerleşim yeri göl ile aynı ismi taşıyan Como kenti. Bölgenin nüfusu 86 bin civarında, burası Milano’ya sadece  45 kmuzaklıkta. Buraya kimler geliyor? diye soracak olursanız, turist profilini ağırlıklı olarak zengin Amerikalılar ve Avrupalılar oluşturuyor. Zengin turistlerin dışında pek çok ünlü sanatçı, sinema oyuncusu ve politikacı yılda 1-2 kez de olsa Como Gölü’ne mutlaka uğruyor. Çünkü Como’da misfirlerine doğayla içiçe konforlu bir tatil sunuyor.



Çevresindeki dağları ve ormanlarıyla muhteşem bir manzara keyfi sunan Como gölü  etrafındaki birçok köy ve kasabaya hareketlilik katıyor. Bu köy ve kasabalara kara yoluyla olduğu gibi vapurlarla da ulaşmak mümkün. Sahilde sırası ile Cernobbio, Argegno, Lenno, Tremezzo, Menaggio, Pianello, Musso ve aralarında ufak tefek yerleşim yerleri bulunuyor. Gölün karşı kıyısındaki öenmli yerler Belaggio, Varenna ve  Lecco.





 Yukarıya vardığınızda birbirinden güzel yapılar ve evler görebileceğinizi söylemek isterim. Bunun dışında teleferik bitiminde bir kaç kafe ve restoran şehrin keyfini sürerken yemek yeme veya bir kahve içmek için size fırsat verir.


Duomo’ya, yani şehrin en büyük katedraline yürürken labirenti andıran dar sokaklar çıkıyor karşınıza. Şık mağazalar ve butiklerle dolu bu sokaklar şehir kulesi ve Buroletto Sarayına açılıyor.


Como’yu gezmeye Volta Meydanı’ndan başlamak gerek. Meydanın tam ortasında bir zamanlar burada yaşayan, pilin mucidi, fizikçi Allessandro Volta’nın heykeli dikkat çekiyor.  Dev saksılardaki çiçeklerle renklendirilen meydan otel ve restoranlarla çevrili. Como Gölü, aynı zamanda mimarlık mesleğinin doğduğu bölge olarak da biliniyor. 3 bin yıl önce Como’lu inşaatçılar bir araya gelerek mimarlığın temellerini burada atmış. Zaten, göl kıyısındaki villa ve şatoların mimarisi de bunu kanıtlar nitelikte.




  • Yazarın fotoğrafı: Onurollstyle
    Onurollstyle
  • 19 Haz 2015
  • 1 dakikada okunur

Herkese merhaba, beni instagram’dan (@onurollstyle) takip edenler bilir ki bu aralar kuş misali oradan oraya koşuşturma içindeyim.

Evet bu koşuşturma hala devam ederken Istanbul’a ara ara uğruyorum. İstanbul’a gelince kendi semtim diyebileceğim Nişantaşı’nda soluğu alıyorum. Bir kahve molası ve birikmiş işleri takip edebileceğim mekanım var tabii ki  (Aşşk Kahve) fakat  kahve için yeni mekanları da ihmal etmiyorum.  Yeni tatlar yakalamak ve keşfetmek hikayemin bir parçası belki de… 

Geçtiğimiz hafta tekrar Çeşme’ye ardından ise Atina’ya gittim yetiştirebilirsem çok yakında tüm postları buradan yayınlayacağım.

Şimdilik hoşça kalın.

Polo T-shirt : Fred Perry

Pants: Koton

Shoes: Adidas Original



onur erol


onurollstyle

  • Yazarın fotoğrafı: Onurollstyle
    Onurollstyle
  • 8 Haz 2015
  • 1 dakikada okunur

ONUROLLSTYLE

Herkese tekrardan selam! 

Geçtiğimiz hafta Milano dönüşü Çeşme’de yer alan Flyinn Beach’e gittiğimi bir önceki postumda belirtmiştim. Özellikle tatil zamanlarında yoga yapmam pek mümkün olmasa da Flyinn bunun için tam da uygur bir yerdi… Yazın ilk günlerinde denizin tadını çıkartırken, güneşlenip kendime bolca vakit ayırıp yoga ile içimi keşfetmeme olanak sağladı diebilirim! önüne açılan uçsuz bucaksız mavi yeşil ile btünleşince başka birşey hayal edemeyeceğimi tahmin ettiğinizi düşünüyorum da ! Aynen öyle yorucu, yorgun ve kasvetli bir kış ardından kendimi ege’de bulunca ben de aynısı yaptım. Belki de yazı bu yüzde seviyoruzdur kim bilir?

Neyse Postları sırasıya hızlı bir şekilde yazmaya devam edeceğim çünkü bu cuma günü yine kendimi o kıyılara atacağımdan emin olabilirsiniz.

Şimdilik görşmek üzere, bir sonraki blog postunda görüşmek üzere 🙂

Tank Top & Beach Shorts: TOPMAN

Sunglasses: LACOSTE




ONUROLLSTYLE




Keşke Bunu Daha Önce Bilseydim! Gri Saç İçin Doğru Mor Şampuan ve Bakım. #saçbakımı #erkeksaç
00:50
Bir Zamanların Küçük Paris’i: İskeçe ( Xanthi )  #xanthi #iskeçe #yunanistan
00:58
Suluboya’dan Kartpostal yaptım! #xmas #xmasdiy #christmastpostcard
00:41
Yeni yıl için kartpostal çizdim? #xmas #xmasdiy #watercolor
00:25
Yılbaşı Dekoru Kendin Yap: Nutcracker / Kurşun Asker #xmasdiy #yılbaşısüsü #christmas
00:42
Kuaförde bir günüm! saçlarımı açtırdım ve gri renge boyattım.
00:10
Gri Saç Değişimi! Kuaförde 1 Günüm Nasıl Geçti?
06:35
VİRAL Olan En Sağlıklı Lezzet: VEGAN DÜRÜM!  #veggiewrap #vegantarifler  #vejetaryen
00:43

© 2025 by Onurollstyle.co. 

bottom of page