top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafı: Onurollstyle
    Onurollstyle
  • 1 Eki 2016
  • 1 dakikada okunur

Hepinize Ekim ayının ilk gününden merhaba!

Artık yavaş yavaş kışa hazırlanıyor günler, havalar soğuyor gitgide..

Hal böyle olunca insanlarda soğumaya başlıyor belki de bilemiyorum?

Ama her şeye rağmen sıcacık yaz günlerinin yeniden geleceğine, her mevsimin kendine has ayrı güzelliği olduğunu kabullenmek gerekiyor.  

Yağmur ve soğukta güzeldir. Yağmurda yürüyüş yapmak, köşe de duran bir kahve dükkanına gidip sıcacık bir kahve içmek, sevdiklerinize daha çok zaman ayırmak hatta ve hatta yaz boyunca okuyamadığınız kitapları okumak veya filmlerinizi izlemeniz için harika bir zaman olabilir değil mi?

Bu fikre bugün kapılmadım tabii ki, geçtiğimiz günlerde yağan yağmur bunları biraz olsun anımsamamı sağladı ve fotoğrafta o günen kalma üstelik.

Ben de bu düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim.

Sevgiyle kalmanız dileğimle!

Yağmurluk / Benetton

Gözlük / Acne Studios

Aksesuarlar / Gazzas





  • Yazarın fotoğrafı: Onurollstyle
    Onurollstyle
  • 30 Eyl 2016
  • 1 dakikada okunur

Hepinize tekrardan merhaba, sıraya soktuğum bir çok post var. tümünün tarihi de geçkin üstelik ama yine de yazmak istiyorum. 

Neticede söz uçar yazı kalır değil mi?

Bu yüzden hem benim de geri dönüp bakmamı sağlayacak bir arşivimde oluyor böylelikle…

Eylül ayının ilk haftalarında Jack Daniel’s 150. yaşını kutladı ve bunu dünya çapında bir macera yarışına dönüştürdü!

Tuzla Yat Kulübü’nde gerçekleşen etkinlik tam anlamıyla harikaydı. 

Şahsen yarışa katılmayıp bolca içen ve izleyen tarafta olmaktan da açıkcası hoşnuttum fakat neler olduğunu merak edenler için Escapist’in yayınlamış olduğu videoyu da altta paylaşmış olcağım. Ben ise yat klübünde gerçekleşen partide bunları giymiştim. 

sevgiyle kalın!








  • Yazarın fotoğrafı: Onurollstyle
    Onurollstyle
  • 25 Eyl 2016
  • 2 dakikada okunur

lido di ostia

Uzun bir aradan sonra hepinize merhaba, Roma postumu okuyanlar bilir ki size Lido di Ostia için ayrı bir post yapacağımdan bahsetmiştim!

Ve işte o post ile karşınızdayım.

Bildiğiniz gibi Roma şehri, İtalya yarımadasının ortasında, Tiber (Tevere) ırmağının iki yakasında ve yedi tepe üzerinde kurulmuştur. 

Tarih boyunca önemi olan bu tepeler şu adları taşır: 

Capitoliro (Campidoglio), Palatino, Aventino, Celio, Esquilino, Viminale, Quirinale. 

Ayrıca, alçak üç tepe daha vardır: Gianicolo, Vaticano, Pincio. 

İşte Tiren Denizi’ne dökülen Tiber nehrinin kıyısı da  Lido di Ostia oluyor.

Lido di Ostia Roma’nun hem plajı hem de iskelesi oluyor. 



Her defasında Fiumicino havaalanına inerken uçak içinde gördüğüm bu şirin mi şirin yeri artık dünya gözüyle de gezme şansım oldu. 


Roma tatili planlayanlarınız varsa özellikle yaz aylarında bu tatili düşünüyorsanız muhakkak en azından günübirlik olsada Ostia’ya uğrayın derim.


Hem İtalya’nın plajları ile tanışma şansınız olur hem de yorucu geçen Roma gezinizi biraz olsun daha dingin geçirmiş olursunuz. 


Lido Di Ostia öyle çok bir yer değil, bizim bildiğimiz tatil kasabası gibi, sahil boyunca plajlar yer alıyor ve bu plajların çoğu özel işletme bunların dışında ise halk plajları da var.

Ama eğer plaja gitmek isterseniz özel olan yerleri denemenizi tavsiye ederim.  Hem plaj daha temiz oluyor hem de her türlü imkanı içeride bulabilirsiniz. 

Benim size tavsiye edeceğim ise Battistini olacaktır. Orada bulunduğum günlerde hemen hemen tüm plajlara gittim fakat hem konfor hem de rahatlık açısından Battistini’den iyisine rastlamadım.


Lido di Ostia’da oteller genelde çok ucuz fiyat ortalamaları da hemen hemen aynı gibi, otellerde çok fazla konfor olmasa da önemli olan plajlara bir kaç adım mesafesinde olması sizin içinizi rahatlatıyor.


Ben Hotel Ping Pong‘ta kaldım. Hem şehrin içine yakın hem de tüm plajlara yürüme mesafesinde ayrıca kendi terasında şezlongları da var bunun dışında balkonları oldukça geniş. 


Akşam yemeği için merkezde bir çok restoran mevcut. Tatil kasabası olduğundan birbirinden değişik deniz ürünleri ve bunların dışında Roma mutfağından bir çok alternatif bulacağınız restoran ve kafeler mevcut. 


Eğlenceye sıra gelince ise bir çok plaj akşam saatlerinde happy hour yapıyor geç saatlerde ise dj performansı ile yine plajların barlarında takılabilirsiniz. 


Şehrin içinde ise İtalyanca şarkılar eşliğinde içkinizi yudumlayıp, eski italyanca parçaları dinleyebileceğiz bizim tabirimizle tavernalar mevcut. 


Tüm bunların dışında ise sahilde yürüyüş yapabilir, çocuklarınızla geldiyseniz meydanda performansını gösteren sokak sanatçılarını izleyebilirsiniz. 


Bu arada unutmadan bu şirin kasabaya ulaşmak çok kolay!

Sadece 2 metro bileti ( bilet fiyatı 1,50 Euro )  ile yaklaşık 45 dakika da Lido di Ostia’ya ulaşabilirsiniz. Termini’den veya herhangi bir Metro B hattından Piramide istasyonuna oradan ise  ” Lido di Ostia” trenine biniyorsunuz. 


lido di ostia

Onur Erol (@onurollstyle) tarafından paylaşılan bir fotoğraf (19 Ağu 2016, 10:50 PDT)



Onur Erol (@onurollstyle) tarafından paylaşılan bir fotoğraf (19 Ağu 2016, 05:53 PDT)




Onur Erol (@onurollstyle) tarafından paylaşılan bir fotoğraf (20 Ağu 2016, 07:17 PDT)





Keşke Bunu Daha Önce Bilseydim! Gri Saç İçin Doğru Mor Şampuan ve Bakım. #saçbakımı #erkeksaç
00:50
Bir Zamanların Küçük Paris’i: İskeçe ( Xanthi )  #xanthi #iskeçe #yunanistan
00:58
Suluboya’dan Kartpostal yaptım! #xmas #xmasdiy #christmastpostcard
00:41
Yeni yıl için kartpostal çizdim? #xmas #xmasdiy #watercolor
00:25
Yılbaşı Dekoru Kendin Yap: Nutcracker / Kurşun Asker #xmasdiy #yılbaşısüsü #christmas
00:42
Kuaförde bir günüm! saçlarımı açtırdım ve gri renge boyattım.
00:10
Gri Saç Değişimi! Kuaförde 1 Günüm Nasıl Geçti?
06:35
VİRAL Olan En Sağlıklı Lezzet: VEGAN DÜRÜM!  #veggiewrap #vegantarifler  #vejetaryen
00:43

© 2025 by Onurollstyle.co. 

bottom of page