top of page
Ara

Merhaba sevgili okuyucular! Ben Onur Erol, yani @onurollstyle.

Eğer doğanın sunduğu malzemelerle yaratıcı projeler yapmayı seviyorsanız, bu yazı tam size göre. Bugün sizlere, Erasmus Plus Yetişkin Eğitimi Akreditasyonu kapsamında gerçekleştirdiğim sadece bir el sanatları atölyesinden değil, sınırları aşan bir sürdürülebilirlik hikayesinden bahsedeceğim.


Zero Waste Creativity – Corn Husk Craft Workshop

21 - 28 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul’da, Erasmus+ KA1 Yetişkin Eğitimi kapsamında çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptık: “Zero Waste Creativity – Corn Husk Craft Workshop”. Slovenya’dan gelen yetişkin kadın öğrenicilerle doğanın atıklarını sanata dönüştürdük.



Projenin Kalbi: Yeşil Dönüşüm ve Kadın Gücü

Bu atölye, Avrupa Birliği’nin yeşil geçiş, kapsayıcılık ve yaşam boyu öğrenme önceliklerini doğrudan hedefleyen uluslararası bir mobilite aktivitesidir. Slovenya’daki ZISS ( Združenje izobraževalnih in svetovalnih središč Slovenije ) kurumu işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu programda; çevreye duyarlı davranışları teşvik ederken, mısır kabuğu gibi biyobozunur malzemelerin yaratıcı kullanımını ele aldık.


Temel Hedeflerimiz:

  • Yeşil Dönüşüm: Sıfır atık ve döngüsel ekonomi bilincini pratik becerilerle artırmak.

  • Aktif Yaşlanma: 50-68 yaş arası kadınların sosyal katılımını ve esenliğini güçlendirmek.

  • Kültürel Köprü: Slovenya ve Türkiye arasındaki sürdürülebilir gelenekleri takas etmek.


Bir Haftalık Macera: Mobility Agenda

İstanbul’un tarihi dokusunda, Sultanahmet’teki Grand Yavuz Hotel’de konaklayan misafirlerimizle dolu dolu bir eğitim programı gerçekleştirdik. İşte adım adım sürecimiz:

Atölyemizin ana odağı, mısır kabuklarını kullanarak estetik ve sürdürülebilir bir kapı çelengi oluşturmaktı. 25 kadın katılımcımızla adım adım ilerlediğimiz bu yaratıcı yolculukta sadece mısır kabuklarını değil, doğanın bize sunduğu tüm materyalleri kullandık.


Adım Adım Üretim Aşamaları:


  1. Tanışma ve Malzeme Hazırlığı: İlk gün heyecanla tanışıp, mısır kabuklarını işlemeye (yumuşatma ve doğal renklendirme) başladık.

  2. Mısır Kabuğu Çiçekleri: Takip eden günlerde, çelengimizin ana parçasını oluşturacak farklı tekniklerde çiçekler tasarladık. Her bir yaprak el emeğiyle şekillendi.

  3. Doğal Materyallerle Zenginleştirme: Sadece mısır kabuğuyla yetinmedik; tasarımlarımıza doğadan topladığımız kuru yapraklar, dallar ve doğal ipler ekleyerek derinlik kazandırdık.

  4. Final Tasarımı: Tüm bu parçaları bir araya getirerek, sıfır atık felsefesini yansıtan muhteşem kapı süslerimizi tamamladık.


Atölyeden Tarihi Yarımada'ya: İstanbul Keşfi

Eğitim programımızın en keyifli kısımlarından biri de arta kalan zamanlarda İstanbul'un kültürel değerlerini misafirlerimize tanıtmaktı. Atölye masalarımızdan çıkıp kendimizi İstanbul'un yaşayan tarihine bıraktık:

  • Eminönü & Mısır Çarşısı: Malzeme araştırması yaparken baharat kokuları arasında tarihi bir yolculuğa çıktık.

  • Kapalıçarşı: Dünyanın en eski alışveriş merkezinde geleneksel zanaatları yerinde inceledik.

  • Sultanahmet Gezileri: Konakladığımız bölgenin büyüsüyle, mimari ve el sanatları arasındaki bağı keşfettik.


Eğitim Programı ve Akış Özeti

Gün

Faaliyet

İçerik

1. Gün

Hoş Geldiniz & Tanışma

Buz kırma etkinlikleri ve mısır kabuğu sanatına giriş.

2-3. Gün

Çiçeklerin Doğuşu

Mısır kabuklarından çiçek formları ve detaylı şekillendirme.

4. Gün

Dokuların Uyumu

Kuru yapraklar, dallar ve geri dönüştürülmiş materyallerin eklenmesi.

5. Gün

Final Üretimi

Çelenklerin montajı ve sanatsal dokunuşlar.

6. Gün

Kültür & Sertifika

İstanbul gezisi (Kapalıçarşı/Eminönü) ve veda töreni.

Eğitim Programı Özeti

Neler Başardık?

Bu atölye sonunda katılımcılarımız sadece mısır kabuğundan çiçek yapmayı öğrenmediler; aynı zamanda:

  1. Doğal malzemeleri "upcycling" (ileri dönüşüm) yöntemiyle değerlendirmeyi,

  2. Kültürlerarası diyalog kurarak Avrupa işbirliğini güçlendirmeyi,

  3. Kendi yerel topluluklarında uygulayabilecekleri sürdürülebilir yaşam becerilerini kazandılar.


@onurollstyle Notu: "Doğanın bize sunduğu her mısır kabuğu, aslında keşfedilmeyi bekleyen bir sanat eseridir. Bu projeyle atığın değil, yaratıcılığın sonsuz olduğunu bir kez daha kanıtladık."

Teşekkürler

Bu anlamlı projede emeği geçen Slovenya ZISS ekibine, tüm kadın katılımcılara ve destekleri için Erasmus Plus programına teşekkür ederim. Doğayı korumak ve sanatı yaşatmak için yeni atölyelerde buluşmak üzere!


Siz de sürdürülebilir yaşam ve el sanatları hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!



.. kocaman disko topunun hem yeşillikleri hem de üzerindeki gökyüzünü aynı anda yansıtması gibiydi..


Özgürlüğü tanımla deseler nasıl bir cevap verirdiniz? Bana sorulsa cevabım içinde sonsuz neşenin, coşkunun, sınırları aşmanın, kahkahanın mutluluğun, sağlığın, arkadaşların, ailenin ve doruklarında yaşanan aşkların içinde olduğu bir hediye paketi olurdu. Neden mi?

Her geçen gün yaş aldıkça hayata bakışım ve hayata sarılmışım daha da güçleniyor.Daha bir anlamlı hale geliyor gözümün gördüğü, elimin tuttuğu her şey…İşte tam da bu yaş benim ‘Dışına Çık’tığım yaş!



Bir dans pistinde kocaman disko topunun rengarenk ışıkların altında dans etmek ya da en sevdiğin solistin konserine gidip o sahnenin büyüsüne kapılmak ve her bir şarkıya eşlik edip yeri gelip üzülmek ve bazen yeri gelip deliler gibi zıplamak!

Geçtiğimiz günlerde aynen öyle bir gündü benim için. Unutamayacak kadar güzel ve özeldi.

Abartmıyorum içerisinde hem sevdiğim dostlarım hem de yukarıda bahsettiğim o kocaman ışıltı vardı üstelik!

Sıcacık yaz ve yazla beraber gelen konserlerden birinde; Tom Odell için KüçükÇiftlik Park’taydık.



Erkenden soluğu orada aldık; rengarenk süslenmiş köşeler, ışıklı tabelalar, birbirinden güzel bar istasyonları ve konser için özenle seçilmiş kokteyller bir de tabii ki kocaman ışık saçan dev disko topu karşılamıştı bizleri.

İşimiz gereği her köşenin halkını verdik. Birbirinden güzel pozları, selfie’leri tamamladıktan sonra sahneye doğru adım adım yaklaştık.

Son hazırlıklar bitmiş ilk solistler yerini almaya başlamış ve tüm bu festivalin içerisine bir de müziğin o tatlı ritmi eşlik ediyordu bizlere…

Bu arada kimler mi vardı…

Kıvılcım Ural, Popüler indie grubu Away Days, Can Ozan ve muhteşem sesi ile hepimizi büyüleyen, aşkın tam içine düşüren Cem Adrian.


İşte bu nedenle biraz daha heyecanlıydık.

Saatler ilerledikçe KüçükÇiftlik Park daha da hareketleniyor, sahne önünü dans pistine çevirenler, sohbet edenler, fotoğraf çektirenler, keyifle kokteyllerini içenler ve benim gibi tüm bu anların büyüsüne kapılanlarla doluyordu alan.

Hemen ben de o büyünün içine dahil olmak için bar önünde yerimi aldım ve o güne özel hazırlanmış 🥃 kokteyl siparişimi verdim.

 

Arkadaşları sahne önünde bırakıp, elimde kokteylimle konser alanını, insanların o büyük coşkusunu ve solistleri görebileceğim en üst kata çıktım.



İşte şimdi benim için her şey mükemmeldi!

Dışına çıkmak tam böyleydi, sahne ışıkları Cem Adrian’ın üzerindeyken ve şarkılara eşlik eden binlerce el havadayken ve herkes o aşk şarkılarının içine düşmüşken ben nasıl içeride olabilirdim ki?


Saatler ilerledikçe beklenen an da gelmişti ben üçüncü kokteylimi içiyordum. Ve bir anda ortalık çığlık çığlığa oldu. Sahnedeki isim, listeleri altüst eden ‘ Another Love’ şarkısıyla Tom Odell’den başkası değildi…



Herkes tek bir ağızdan şarkılarına eşlik ederken o sahnede büyüdükçe büyüyordu; işte bunu tarif edecek kelimeyi ben bulamıyorum…

Ama şunu söyleyebilirim ki benim günüm, o kocaman disko topunun hem yeşillikleri hem de üzerindeki gökyüzünü aynı anda yansıtması gibiydi.

Sevgiler, Onur Erol


  • Yazarın fotoğrafı: Onurollstyle
    Onurollstyle
  • 25 Mar 2016
  • 1 dakikada okunur

Herkese merhaba,

Birkaç gündür inanın ki çok mutlu ve heyecanlıyım!

Beni Snapchat hesabımdan takip edenler bilecek ki orada bolca çizim yapıyorum.

Kendimi ifade etmekte bazen zorlandığım doğru ve bunu ya müzik ya da resimle atmak en doğrusu benim için belki de…

Bu yüzden ben de snapchat hesabımda mümkün olduğunca resim çizip paylaşımlar yapıyorum.

Bir kaç çizimden sonra baktım ki gayet güzel tepkiler alıyorum ve Capitol’e projemi sundum.

Netice ise…

Hem Türkiye’nin ilk snapchat hem de kendimin ilk sergisine imza attık.

Sergi bir ay boyunca Capitol Muse Project’te olacak!

Yolunuz Capitol’e düşerse muhakkak sergimi gezmenizi çok isterim. 

Altta basın bültenini yayınlıyorum. 

Hepinize sevgiler, 

Onur Erol




Blogger Onurollstyle’ın dikkat çeken Snapchat çizimleri 19 Mart-19 Nisan tarihlerinde Capitol Muse Project’te olacak. Türkiye’de ilk defa düzenlenecek olan Snapchat sergisini kaçırmamak için ajandanıza not edin.


Onurollstyle (Onur Erol) Snapchat’i çok seven bir moda blogger’ı. Snapchat’te oldukça fazla takipçisi olan Onur’un bu platformda yaptığı özgün çizimlere herkes bayılıyor. Paylaşımdan çok kısa bir süre sonra silinen Snapchat post’larını ölümsüzleştirerek alternatif bir sergi yaratmak fikrinden yola çıkan Capitol Türkiye’de bu anlamda bir ilki gerçekleştiriyor. Capitol Muse Project’in ev sahipliği yapacağı Onurollstyle Snapchat Sergisi Onurollstyle’ın gözünden Capitol’ü anlatacak. Çok beğeneceğinizi düşündüğümüz bu farklı sergiyi kaçırmamak için tarihleri şimdiden ajandanıza not edin.



Amsterdam’daki en güzel evi buldum! #amsterdam #gezilecekyerler #hollanda
01:01
Kendinle Kalmak İyidir | Etsy’de Paylaştığım Çizimler Nasıl Ortaya Çıktı? #etsy #etsyartist
00:39
Keşke Bunu Daha Önce Bilseydim! Gri Saç İçin Doğru Mor Şampuan ve Bakım. #saçbakımı #erkeksaç
00:50
Bir Zamanların Küçük Paris’i: İskeçe ( Xanthi )  #xanthi #iskeçe #yunanistan
00:58
Suluboya’dan Kartpostal yaptım! #xmas #xmasdiy #christmastpostcard
00:41
Yeni yıl için kartpostal çizdim? #xmas #xmasdiy #watercolor
00:25
Yılbaşı Dekoru Kendin Yap: Nutcracker / Kurşun Asker #xmasdiy #yılbaşısüsü #christmas
00:42
Kuaförde bir günüm! saçlarımı açtırdım ve gri renge boyattım.
00:10

© 2025 by Onurollstyle.co. 

bottom of page