KADIN OLMAK


8 Mart Kadınlar günü, Emekçi kadınlar günü..
Bir güne sığdırmak kadar kötü birşey yok aslında!... 
Sadece bir gün mü? 
Saçmalık!
Tabii ki durum bundan ibaret olmasa gerek amaç hatırlatmak, amaç "burdayım!" diyebilmek belki de...
Önemli bildiğim günlerden biridir 8 mart, dişiliğin gücü, ananın gücü ve doğadaki tüm dengenin tam da merkezi fakat bana dayak yiyen, ezilen, çocuk yaşta evlendirilen kadınları anımsatır 8 mart.  Tüm kadınlar sevinmeli, eğlenerek bir festival havasında kutlamalılar analıklarını, dişiliklerini, sosyal ve ev hayatındaki başarılarını ve kadınlıklarını sadece bu gün değil her gün ve her an!
 Umarım tam da hayal ettiğim gibi günlerde gelecektir. İşte o zaman gerçekten doğanın bir parçası olduğu unutulmayacaktır kadının diyor ve sizi çok beğendiğim Can Yücel'in "Kadın Olmak" yazısı ile başbaşa bırakıyorum.

Kadın Olmak!...

Bir kadın çocuktur aslında… Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak sevmeli erkek kadını… Ama hiç bir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz; ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz..
Bir kadın güçlüdür aslında...
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgidir aslında...
İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever; ama, tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer alamazsınız. Her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette Bunun tek nedeni ise engelleyemedikleri ”acımak" duygusudur.
Bir kadın yalnızdır aslında...
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız, onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
Bir kadın çılgındır aslında...
Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Üreticiliğinin sınırı yoktur ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz üreticiliğini. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz!

...bir kadını ağlatırken çok dikkat edin!
... çünkü Allah gözyaşlarını sayar!
kadın; erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından yaratılmadı!
öyle olsaydı ezilirdi!
üstün olsun diye başından da yaratılmadı!
AMA GÖĞSÜNDEN YARATILDI..
Eşit olsun diye..
kolun biraz altında...
Korunsun diye!
KALP HİZASINDA SEVİLSİN DİYE!!!


-Can DÜNDAR-






3 YORUM:

la petite Dolly said...

harikasın canım benim
Dolly

www.lapetitedolly.com

pembe vosvos said...

Ne kadar güzel anlatmışsınız..

amo said...

great and risky pic
congratulations

Mi blog by Amo

INSTAGRAM / ONUROLLSTYLE